Dert etme gönül, şu fani cihanı,
Gelenler hep göçtü, hani sultanı?
Sabırla bekle o nurlu zamanı,
Fani bir rüyadır aldırma gönül,
Bu da geçer Ya Hû, sabreyle gönül.
Saraylar, köşkler de yıkılır bir gün,
Ağlayan o gözler sevinir bir gün.
Karanlık geceler tükenir bir gün,
Fani bir rüyadır aldırma gönül,
Bu da geçer Ya Hû, sabreyle gönül.
Nefsin oyununa aldanıp kanma,
Dünyanın narında boşuna yanma.
Sana zulmedeni kazandı sanma,
Fani bir rüyadır aldırma gönül,
Bu da geçer Ya Hû, sabreyle gönül.
Zaman bir aynadır, sırrı bilinmez,
Kaderde yazılan asla silinmez.
Tefekkür etmeyen menzile ermez,
Fani bir rüyadır aldırma gönül,
Bu da geçer Ya Hû, sabreyle gönül.
Gaflet uykusundan uyanıp baksan,
Aşkın deryasına su gibi aksan.
Rabbine sığınıp bir muma dönsen,
Fani bir rüyadır aldırma gönül,
Bu da geçer Ya Hû, sabreyle gönül.
Sırtında günahın yükü ağırdır,
İltica etmeyen kula sağırdır.
Hakkın kapısı bir ulu çağrıdır,
Fani bir rüyadır aldırma gönül,
Bu da geçer Ya Hû, sabreyle gönül.
Uğur der sabreyle Hakka bel bağla,
Seher vakitleri coşarak çağla.
Yüzünü o nurlu dergâha doğrult,
Fani bir rüyadır aldırma gönül,
Bu da geçer Ya Hû, sabreyle gönül.
Kayıt Tarihi : 4.06.2026 21:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!