Zannetme ki her kafa, taşır başta akıl’ı!
Görkemine bakarak bilemezsin akil’i.
Kafa vardır beyinsiz, cüda yaşar mantıktan,
Sittin sene anlatsan, tercih etmez makul’ü!
Buna derler boş kafa, namı diğer ahmaktır!
Ona göre her gerçek; nahoş(!) ya da nahaktır(!)
Muhakeme ve bürhan, yabancısı(!) garibin,
Dalaletin envai lisanında ehaktır(!)
İkinci tür; taş kafa, mühürlüdür kulaklar!
Münkirleri çok sever, ahbabıdır solaklar.
Kayıtlıdır ezelden, o Ashab-ı şimal’e,
Bu mendebur eşhas’ı, teneşirler zor paklar!
Üçüncü kul; Salih’tir, hem muttaki hem abid,
Asla sapmaz yanlışa, Hakta daim ve sabit!
Başı hoştur gönlü hoş, her hayır’a mirat o,
Hoş kafalı bu mümin, mana eri ve zabit!
Zevahire aldanıp, her gezeni ins sanman!
Ölçüp, biçin sözünü, kem kelamsa hiç anman!
Nice süslü kalaslar, etiketle övünür,
Bakır ise madeni, altın sanıp aldanman!
Epey silik söz gezer, ticarette şu sıra!
Mangır etmez değeri, mal edilir asır’a(!)
Kamil insan bellidir fiilinden a dostlar!
Yoksa Salih ameli, yüz vermeyin kasır’a!
İştir kula ayine, boş laflara karın tok!
Nahoş ise fiili, de ki; ”sana pirim yok! ”
Mutabıksa eylemi, söylemiyle şahısın,
Al sözünü koy cebe, zira onda karın çok!
Cihat ŞAHİN
03.09.2009-İZMİR
Kayıt Tarihi : 3.9.2009 08:10:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)