Iskalamışız mutluluğu; biraz ondan, biraz bundan.
Adını koyamadığım onca şiiri tüketmişiz hep.
Her satırı hasret kokan cümleler eklenmiş belleğimize;
Güneşi saklarken kaybolmuşuz; biraz yarın, biraz dünden.
Yitirmişiz ıslak kaldırımlardaki çocukların
Naif hallerini,
Makadam yollara sinen o masum sevgi kırıntılarını.
Terk etmişiz, terk edilmişiz bilmediğimiz sebeplerini;
Kırmışız, dökmüşüz, incinmişiz; biraz senden, biraz benden.
Oysa nasıl severdik yangınlara yürümeyi!
Nasıl da özlerdik gökkuşağından renkleri koparmayı...
Ve nasıl okşardık kulaklarımıza fısıldayan rüzgarları.
Şimdi avuçlarımıza kadar yalnızız; biraz közden, biraz özden.
Mevsimi kışa bürürdük olmazdı, yaza boyardık sığmazdı,
Ama yine de kıyıp öldüremezdik içimizdeki bizi.
Burulurduk, burkulurduk; gülerken tutardı derinde sızı,
Çakılır kalırdık hayallerimizle; biraz izden, biraz bizden.
Saat akşama sen varken, sabahı ben geçerken yaşardık.
Ölürdük dirilişi olmayan saatlerde ve sadece kanardık.
Dilimizdekileri paylaşırdık ama hep susardık;
Acıkırdık, susardık, yine susardık; biraz küskün, biraz üzgün.
Vazgeçişlerimizin kengerimsi tadı kalırdı bakiyemizde,
Nihayetinde usul usul avazımız kesişirdi benliğimizde.
Harlanmış kor gibi çökerdi salıncak kurulu yüreğimizde;
Gıyabında solardık aşkın; biraz bezgin, biraz süzgün.
Belirsiz tükenişlerimizde mahsur kalırdı gözlerimiz,
Aykırı bakışların cennetinde buluşurdu dudaklarımız.
Buz tutan kavuşmaların ertesinde çözülürdü ellerimiz;
Ve sonrası; suskunluğumuz, biraz kızgın, biraz kırgın.
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 13:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gönül kırıntıları




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!