Gözüm değdi senin hilâl kaşına,
Canım kurban olsun gül bakışına.
Sevdam düştü deli gönül taşına,
Yalancı dünyanın malı neyleyim.
Yansamda söyleyemem adını bile.,
“Neyse” diye bir kelime bulmuşlar,
Her yere yakışıyor…
Bir vedanın sonuna,
Bir hayal kırıklığının ortasına,
Bir suskunluğun en derinine…
Darılırsın bana, küsersin gönül,
Çatma o kaşını, dağ olur gönül,
Yara üstüne yara taşır bu gönül,
Her an kırılır, ödüm kopuyor.
Kimse bilmez içimdeki derdimi,
Yaşayarak öğrendik biz derdi,
Ateşin düştüğü yeri yaktığını,
Her yara kendi içinde büyür,
Her acı kendi dağını yakar.
Gözlerim doldu, belli etmedim,
Acımı gömdüm, söyleyemedim,
Gururumdanmıdır nedir bilmem,
Kırıldım demeyi öğrenemedim.
Uçmayı öğrenmeden, göçmeye mecbur kaldık,
Sevmeyi öğrenmeden, yaradan uzak kaldık.
Bir çift gözde baharı, bir sözde yâri sandık,
Gönlümüzü vermeden, kaybetmeye alıştık.
Bir çiçeği koklamadan, soldu nice düşümüz,
Yalnız alfabeyi değil, yüreği de öğrettin,
Umutsuz geleceğime doğan bir güneştin,
Düştüğüm her yerde elimden tutup kaldıran,
Çocukluk dünyamda en büyük kişiydin, öğretmenim.
Her bakışın bir ders, her sözün bir hatıraydı,
Gönlümde bir sızı değil, bir umut bıraktınız,
Yıpranan defterime yeni satır açtınız.
Dünün çocuklarıydık, bugün yol alan bizler,
Hep sizin emeklerinizdi anlımızdaki izler,
Bir tebessüm, bir nasihat, bir omuz verdiniz,
Sevdiğin kişilere fazla gitme,
Kırılır kalpleri, sözle yetme.
Bir sır verir isen, kimseye etme,
Bir gün gelir seni satarlar oğul.
Eğrilme zulümde, doğruyu tut ki,
Sözün tartısını bil, boş konuşma,
Dil yarası derindir, geçmez zamanla.
Emeğin kıymetini ter ile ölç,
Hazır lokma boğazdan geçer utançla.
Doğru yoldan sapma, kısadır diye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!