Bir gün vade yeter, sevdiğin ölür,
Toprak susar, gökyüzü gürler.
Dizlerin titrer, yüreğin bölünür,
Bal gibi yaşarsın, “yaşamam” deme.
Gözünde donarsa dünün hatırası,
Yaz mevsiminde bir gece,
sahil suskun, yıldızlar uzak.
Kalbim yandı,
bir mum alevi gibi,
sessizce eriyerek.
Bir tek bakışınla dağıldı sabrım
Sessizliğe gömüldü bütün laflarım
Ne git diyebildim ne de kal derim
Ben seni aklıma mıh gibi yazdım.
Geceye adını fısıldar dururum
Gün biter, ay doğar, yıldız parlar,
Sevda yüreklerde kor kor yanar,
Hasretin göğsümde dağlar kurar,
Mektupsuz bırakma, yaz gayrı.
Bir mektup düşse avuçlarıma,
Yazık oldu,
uyunacak gecelerde düşündüğümüz için.
Kapatamadık gözlerimizi,
hep bir şeyler kaldı akılda,
yarım kalan cümleler, eksik vedalar.
Yazmazsan yazma,
Zaten kelimeler kifayetsiz,
Bir “iyi geceler” dediğinde,
Hangi karanlık aydınlanır ki?
Sanki bir dua gibi,
Gün biter, doğarken ay ile yıldız,
Sevda kaldı, her yanımda yalınız,
Mektubunla silinirdi bu gamsız,
Mektupsuz bırakma, yaz gayrı.
Bıraktın beni yaban eller içinde,
Ben zaten siyahım,
Sen neyimi karalıyorsun?
Gece benim içimde,
Zifiri sessizlikle örülmüş.
Hayatı ben zaten tüketmişim,
Hissettim sevgiyi en derinden,
Karanlık bir kuyuya düşer gibi,
Bir anda ışığa tutulur gibi,
Damarlarımda büyüdü adın…
İhaneti gördüm;
Bir kuş sesine muhtaç kalmışım yeniden,
Rüzgâr bile uğramıyor pencereme.
Kimse bilmez gönlümdeki bu ağır yükü,
Sen dokunsan yeter…
Sükût dediğin bir çığlık aslında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!