şu kapıyı çarpıp gittiğinden berli
buralarda çok şey değişti be gözüm.
bir ben aynıyım.
senden sonra çok kişi geldi geçti
hiç birisiyle yapamadım lakin
fakat zannetmeki hiç birisi senin yerini doldurmadı
Camı kırılan herkese koştum,
ellerim kesik, ayaklarım çıplak,
bir umutla sarmaya çalıştım çatlaklarını.
Bir bardak su verdim, bir omuz,
“Geçer,” dedim,
“Ben buradayım.”
Gecenin koynunda yıldızlar,
suskun bir hikaye anlatır.
Ay ışığında yanar özlem,
dudaklarda yarım kalmış bir sevda,
bir fısıltı gibi asılı kalır havada.
Yıllar geçti, ben yoruldum,
Bir yük gibi bastı zaman omzuma,
Ne umut kaldı elimde,
Ne de hayal kuracak bir rüya.
Gözlerimde solgun akşamlar,
Gecelerden uzun dertlerim var,
Hasret içime doldu.
Yüzümde bir gölge, içimde fırtına,
Ömrüm yollarda soldu.
Sazının teline kurban olayım,
Yitik gönlüm, harap gönlüm, virane,
Baykuş misali ötüyor bu harabe,
Sinemi yakan kor olmuş derdine,
Sevda neyimiş bildim.
Hayal kurdum, kader bana yazmadı,
bütün oyuncularımı yitirdim çocukluğumun,
bütün oyuncaklarımı elimden aldılar habersiz,
nice hayaller yok oldu,
ne yaşandı ne de yaşanmaya fırsat tanındı,
bir başka çaldılar çocukluğumu;
zaman saf değiştiriyor ikide bir,
Bir romanın içinde kaybolduk seninle,
Özneler bizdik, ama cümleler eksik.
Adresini unutmuş bir mektup gibi,
Savrulduk rüzgârda,
Bir yanımız kayıp, bir yanımız yitik.
yoksulluk öğle işlemiş ki tenine;
ne gelen konvoydan haberi var,
ne de yakında gelecek olan başkandan.
sedece; dokunmazlarsa eğer,
yorgun bedenini dinlendirdiği,
meclis bahçesinin önündeki kaldırımda biraz daha oturabilmek.
Yola,
Yolun kıymetini bilenle çıkacaksın.
Adım saymak olmayacak mesele,
Her adımda bir anlam bulmak,
Her durakta bir nefes almak,
Her manzarada kendini tanımaksa mesele.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!