Eski bir evin eşiğinde
ayakkabılarımı çıkarır gibi bıraktım yılları.
İçeride kimse yoktu,
ama duvarlar beni benden önce tanıyordu.
Bir odada çocukluğum uyuyordu,
başucunda kırık bir tahta oyuncak.
Dokunmadım; bazı hatıralar
uyandırılınca yeniden kanıyor.
Mutfakta bakır bir tas,
ocağın yanında soğumuş bir sabır.
Bir evin yoksulluğu değil bu,
insanın geçmişine yetişememesi.
Pencereyi açtım.
Uzakta dağların omzuna akşam yaslanıyordu.
Bir kuş, kimseye ait olmayan bir türküyü
kanatlarının altında taşıyordu.
Sonra anladım;
insan bazen bir yere dönmüyor,
içinde bıraktığı kendisine dönüyor.
Bütün yolların sonunda biraz kendine varıyor.
Kapıyı kapatırken
ev sessizce arkamdan baktı.
Ben dışarı çıktım,
içeride bir ömrün ışığı yandı.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 15.08.2026 19:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!