Ateşten bir top gibi yuvarlanıyor yurdum ardımda.
Toprağımdan kaçıyorum, suyumdan,
ekinimle beslenen kuşlardan, ekmeğimi bölüştüğüm insanlardan…
Komşum benden,
ben komşumdan kaçıyorum.
Can havliyle vurdum kendimi sınır boylarına.
Düş bilin, hayal bilin varlığımı.
Yaşamadım ben bu coğrafyada,
giderim de ardımda kalan ayak izleri özlemimi taşımaz.
Bir anıyım artık bu ellerin çocukluk düşlerinde.
Bir esinti kadar kısa,
bir fısıltı kadar kırılganım
zeytin ağaçlarının arasında.
Akdeniz iyi tanır beni; bir tek o sormadı vatanımı.
Ölümüne aldı kucağına!
Toprağımda ateş,
ümitlerimde kül.
Çalınmış ağacım,
çalınmış kuşum,
çalınmış gölgem.
Bu görünmez yıkımı
bir ben görürüm,
bir de mavide kana boğulan düşlerim.
Öksüzdür kızım.
Sermayeye yazılmıştır gelinim.
Oğlum yetimdir benim.
Bunca memleket içinde memleketsizim.
Gidiyorum…
Garipliğimi bir silah gibi
dayayarak şakağıma.
Ve siliyorum bu coğrafyadan
peşim sıra gelen ayak izlerimi.
Hayal bilin,
düş bilin varlığımı.
Sürmedim bu toprakları.
Sevmedim komşu kızını.
Bozkırın rüzgârını içime çekmedim,
okşamadım çocukların başak sarısı saçlarını
Kan ter içinde işlediğim toprağın kuytularına gömdüm ellerimi.
Avlularda oynayan çocukların kahkahalarına
emanet ettim sevincimi.
Parça parça terk etti ruhum bedenimi
Silin beni…
Ne olur silin…
Aranızda yeri olmayan
bu vatansız düşlerimi.
Kayıt Tarihi : 11.08.2015 18:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!