bir kasım sabahındayım
derin bir sessizlikte
eşsiz notaların huşusundayım
gıpta ettim serçe kuşuna
bir güz ağacının
kızıla boyanmış dallarındayım
sonbahar renkleri
ateşten kırmızı
güneşten sarı
içimi ısıtır
aldım çayımı
geçtim penceremin önüne
aklımda kızıl hatıralar canlanır
bir çakırkeyf yaprak
süzülerek yere düşüyor
sümbüllerin arasından
ıslak hercailer görünüyor.
ölüm ve yaşam iç içe
hüzün ve neşe ele ele
hayat gibi değip geçiyor kalbime
cevapsız sorular soruyorum kendime
kaç yıl yaşadım
kaç defa öldüm
yağmurdan sonra toprağa çalınan renkler gibi
geçmiş ve gelecek
zihnimde birbirine karışıyor
kör düğümlere dolanıyorum.
kulağımda kayıp bir beste
sanki bana beni anlatıyor
bir yaprak gibi dinginleşip
tutunduğum dalları bırakıyorum
bir kasım sabahındayım
sıcacık bir kızıllığa uyandım
sevginin mantığa galebe çaldığı andayım
çığlıklarım sessiz
duyulmaz
sükutun kazandığı noktadayım
bir güz ağacının
kabuk kabuk gövdesine sarılıyorum
her kat bir hikayeden kalanmış
katların arasında
kızıllığa boyanıyorum
Kayıt Tarihi : 5.12.2025 16:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!