otuz yıl önce ayrılmıştık
sonra beş on yılda bir
birimizin evinde
belki bir düğünde karşılaşmıştık
biz küçük çocuklardık
sen mahallenin bıçkın delikanlısıydın
iki odalı banyosuz evin
mis kokan yakışıklısı
hepimiz sana hayrandık
yüksek okulda
bir kaymakam kızına âşıktın
yokluğa alışamaz deyip
ansızın ayrılmıştın
ayrılırken
bir şiir bırakmışsın
geçenlerde bir sandıkta bulduk
daha on dokuzundaymışsın
okuduk
ve çok ağladık
şeytan tüyünün misli vardı sende
annenin kestane gözlü kıymetlisi
sülalenin gözdesiydin
Anadolu türkülerinden biriydin
ne güzel oynardın
baş barı, çiftetelliyi
bize hep bebeğim derdin
neşeliydin nahiftin
otuz yıldır bizim için
tatlı bir tebessüm
içten bir özlem
sessiz bir hayaldin
belki boynunda bir kement
ayağında prangalar vardı
çözemedin
biz seni hâlâ
aynı safta namaza durduğumuz
aynı sofralarda doyduğumuz
en kaygısız en neşeli
çocukluk günlerimizdeki gibi
seviyormuşuz
iki gün önce
eski bir resim geçti elime
annenin gözlerini
sana ne kadar benzetmiştim
meğer çok özlemişim
yıllar sonra yanına geldik
son yıllardaki gibi
yine çok sessizdin
beyaz bir beze bürünmüştün
oysa sen
keten gömlek giyersin
bizi öylece
garip bırakıp
annenin yanına gittin
beyaz kaşkolunu verecektik
beklemedin
güle güle
güle güle
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 14:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dayım




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!