bir akşam ezanıyla beraber
kayıyor
otobüsün penceresinden
kömür ve sarılmış tütün kokusu sinmiş
ışıklı, isli caddeler
avlusunda soluklandığımız medrese
içlerini hayal ettiğim eski taş evler
demirli küçücük penceresine
Fatihalar bıraktığım külahlı kümbet…
ben sizi çocukken terk etmiştim
şimdi gözlerimden yaşlar süzülüyor
neden
durakta bekleyen ehramlı kadın
eski çeşmeye zincirlenmiş su tası
seyyar satıcının tezgahındaki iğde
gün batarken şehre çöken serin huzur…
ben sizi çocukken terk etmiştim
şimdi gözlerimden yaşlar süzülüyor
neden
son moda uzun beyaz çoraplarım
mavi naylon pabuçlarım
parke taşlarını saydığım uzun yokuş
avuçlarımda tuttuğum buz gibi su
dayımın kucağındaki
bir kasa sade gazoz
siz beni çocukken terk etmiştiniz
şimdi çiçekleri için dallarını incittiğimiz
akasya ağacına mı ağlıyorum
Kayıt Tarihi : 2.09.2026 13:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Tebrikler olsun.
TÜM YORUMLAR (1)