Sonbaharın tüm hüznü benim üstümde
Kış gözümü korkutuyor nicedir
Bir yorgan misali sarardın ya beni
Geçmeyen geceler beni mahvediyor.
Kurumak üzere olan bir çiçek gibiyim
Bir hasta adam, ağlar pinhan,
Feri sönük, göğsü dar, yüzü soluk,
Yalnız gecelerde yıldızları bulur,
Ellerinde tükenen sıcak,yüreği buruk.
Bir adım daha atmak ister,
Bir gün gelir, her şey biter,
Hayat dediğin, dert ve keder.
Bir damla iç, kalbini dinlersin.
Hayyam’a teşekkür ederim,
Şarabı rehber ettiği için.
Kumar döner masalarda,
Viski dolu bardaklarda,
Fahişe öder bedelini,
Her ruh satılık bu handa.
Bir kahkaha sızar geceden,
Köşelerde biriken kasavet izi
Sırf kırık yerlerinden öperdi gece
Mesele zaten beklemek mi?
Geçmişin altın plaklarına karşılık.
Uykusuz kalmış sokakların adlarını
Nadide hazine sanılır hayat,
Kazıp dur boşu boşuna.
Bir iz bırakmaz varlığım,
Yitip giderim sonunda.
Güneşsiz günler geçerken,
Sanki bir dağ yamacında yorgun,
Bir köy evinde yalnızım.
Ruhum soğuk, içim buruk,
Bu dünyada belki de cansızım.
Gözlerimde korku mu var?
Yoruldum, dinlenmeye yer yok,
Bir kuşluk vakti uyuyabilsem alâ.
Kırık saatler geçer yanımdan,
Düşler savrulur her yana.
Sonsuz bir yolda kayboldum,
Bir idam mahkumuyum.
Buzlu bir viski ve orta pişmiş bir biftek lütfen!
Ömrümüz köpek öldürenle geçti ve rüyamızda yerdik ancak eti,
bırakın da son gecemi entel geçireyim.
Bir idam mahkumuyum.
Yok mu halime bakıp
derdimi sezen
Güya ben olacaktım
Her derde gülen
İstikamet Tekirdağ




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!