son kez baktım sana
bunu bilmeden
bir daha gözlerine uğramayacağımı
bir daha sesinde kendimi bulamayacağımı
bilmeden baktım.
hoşçakal dedim
sanki yarın varmış gibi
sanki yollar yine sana çıkarmış gibi
sanki dünya dediğin
iki kalp arası bir köprüymüş gibi.
oysa
içimde bir taş sustu o an
bir kuş kanadını indirdi
bir çocuk oyuncağını bıraktı yere
anladım
ama geç kaldım anlamaya.
yağmur başladı sonra
öyle ince değil
öyle usul değil
bildiğin içli içli
yüreğin üstüne yağan cinsten.
damlalar düştü yüzüme
kim bilir hangisi gökyüzünün
hangisi benim.
karıştı birbirine
senle ben gibi
ayrılması zor
unutulması imkansız.
bir sokak vardı
seninle yürüdüğüm
şimdi ıslak
şimdi sensiz
şimdi bana dar.
her adımda
bir hatıra çamura bulanıyor
her adımda
bir keşke büyüyor içimde.
ben sana
son kez baktığımı bilmeden baktım
sen bana
son kez gülümsediğini bilmeden güldün.
işte en çok bu yakıyor içimi
yarım kalmış vedalar
adı konmamış ayrılıklar
ve yağmurla saklanan gözyaşları.
şimdi ne zaman yağmur yağsa
bil ki ben
yine sana ağlıyorum.
bir şehir kadar kalabalık
bir yalnızlık kadar sessiz
bir şiir kadar eksik.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 18.04.2026 23:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!