Bilmecenin İpucu
Erdin Şallıel
Ay ışığı, gecenin mavisiyle
toprağa dökülmüş bir sır gibiydi.
Yıldızlar bir bilmecenin ipucu gibi
göz kırparak yol gösteriyordu.
Ilık bir rüzgâr,
saçlarını okşayan görünmez bir el gibi
gecenin içinden geçiyordu.
Çiçeklerin kokusu
kalbime dokunan eski bir hatırayı getirdi.
Hatıralar gözlerimde çoğalırken
içimden bir şey
sessizce sana yürüdü.
Çünkü anladım ki
şehirler değil,
yollar değil,
hatta zaman bile değil…
İnsanı anlamlı kılan
hazanı yaşarken
baharı da
aynı kalpte
hissettiren o duygudur.
O anda
sol yanımdan bir cümle düştü içime:
“Keşke böyle bir yerde
seninle çay ve sigara eşliğinde
manzarayı izleyebilseydik…”
Ben “keşke” demeyi bilmezdim.
Hayat bana olanla yetinmeyi öğretmişti.
Ama sen…
susturduğum bütün kelimeleri
bir gecede uyandırdın.
İlk ve son keşkem oldun.
Belki konuşmazdım.
Çünkü bazı duygular
dile gelince eksilir.
Ben sana bakardım.
Geceye değil.
Aya değil.
Manzaraya hiç değil.
Ve o an anlardım —
manzara eksik değildi.
Eksik olan
yan yana gelemeyen
iki kalbin zamanıydı.
Kimi yollar kesişmez.
Bazı insanlar
kavuşmak için değil,
kalpte bir boşluk bırakmak için
girer hayata.
Ve sen…
benim en güzel boşluğum oldun.
Çayın buharı
sol yanımı sessizce ısıtırken
anladım:
her eksiklik
gizli bir bilmecenin ipucuymuş.
Kayıt Tarihi : 8.03.2026 02:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!