Bir Solukta Gökyüzü Şiiri - Murat Avcı Ozan

Murat Avcı Ozan
179

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Bir Solukta Gökyüzü

​Ansızın kaybolsan ortadan, bir gölgenin çekilmesi gibi sessizce,
Seni hangi sokakta ararım, kime sorarım bu ağır dilsizliği?
Hangi rüzgârın eteğinden tutarım seni bulmak için,
İnan bilmiyorum, içimde bir yerlerde dünya duruyor sanki.

​Evet evet, sen gitsen bir sabah, ya da upuzun bir gece yarısı,
Her şey silinse,
Bir tek gözlerin kalır aklımın o her gün gidip gelinen avlusunda.
Onu da tanırım, bir mermer havuzun dibindeki bir tek elmas gibi,
Milyarlarca çift göz içinden çekip çıkarırım o bakışı.

​Üşenmem yollara düşerim, hırpalanmış bir ömrü taşır gibi arkamda,
Dünyanın bütün turnikelerinden geçmiş gibi ağır, tek başına ve haklı.
Ama ya ardındaki o ışığı yakan gözlerini kapatırsan?
O zaman yollara düşmek ne, aramak ne, sormak ne boşlukta?
Dizlerimdeki o son bağ da çözülür, bir daha ayağa kalkamam,
Geçtim dünyayı adımlamaktan,
Kendi içimin o karanlık, o soğuk kuyusuna gömülürüm,
Yalnızca üşürüm.

​İyisi mi gitme diyeceğim, sesimin bittiği yere bir dal gibi tutunup,
Buna hakkım var mı, bir insanın bir insanda açtığı yara kadar biliyorum.
Ya dönüp de bana, o uzak denizlerin serinliğiyle,
"Bana mı sordun" dersen, "beni kendi içinde bir nehir gibi büyütürken?"
Dersen ve bir akşamüstünü arkanda bırakıp öylece gidersen...

​Keşke birisi fısıldasa kulağına, bir yaprağın düşüşü kadar usulca,
Herhangi birisi olmadığını artık, ömrümün o en kalabalık yeri olduğunu.
Solumda kesintisiz akan bir nehir gibi, her an attığını,
Ve yorgun kollarıma bir akşam serinliği gibi gelip yattığını.

​Söylese işte, pencere önlerinde bir saksı gibi beklediğimi,
Sensiz tek bir dizesinin bile gökyüzüne bakamadığını şiirimin.
Sana uğramayan, içinde senin kokun gezmeyen o uzak nağmeyi,
Haram kıldığımı, bir daha dudaklarıma kondurmadığımı şarkımda.
İsminin odalarda bir yankı gibi yapayalnız sayıklandığını,
Bir resmin kıyısında, sesinin nasıl saklandığını ve koklandığını.

​Belki herkese gösterdiğin o geniş, o gamsız yanlarını,
Ve sıradan bir güne dağılan bazı telaşlı anlarını,
Ben sadece izin verdiğin o dar zaman kafesinde, bir nefes gibi yaşayabiliyorum.
Ama mucize midir nedir bu kalbimin duruşu,
Ben senin o kısıtlı saatlerinin gölgesini bile, bir ömür gibi özlüyorum.

Bilmiyorsun, biliyorum, bir ağacın kendi gövdesini bilmesi gibi gizli,
Seni seviyorum, içimdeki bütün kelimeleri senin kıyına dökerek.
Hadi bir mucize daha olsun bu yorgun akşamüstünde,
Ve "ben de..." demenin o erişilmez ufkunu çoktan geçtim,
Yüzüme bak ve sadece "biliyorum" de.
Biliyorum de, varsın dökülsün içimizdeki bütün yapraklar.

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 26.06.2019 14:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!