Bir dokunuştur yüreğe şiir
Duymayı değil,
Anlamayı bilenler için.
Bazen içinde bulursun kendini
Bazende içinde kaybolursun
Eğer gönlün bir toprak ise,
Seni hiç unutmadım elbette
Benim sandığım gülüşlerini
Beni paramparça etmelerini
Sana yaptığım onlarca iyiliği
Bana yaptığın binlerce kötülüğü
Unutmadım sırtımdan vuruşunu
Tıpkı mevsim güz olduğunda
Ağaçta kurumuş bir dal gibi
Döküldüm ben bir kuru yaprak gibi
Yazdan sonra gelen hüzün gibi
Sanki bir sonbaharı andırır gibi
Hüzünlendim ben yine kimsesiz gibi
Ben büyüdükçe herkese, sen küçüleceksin kendine
Bana öyle uzaklardan bakmakla yetineceksin
Yapamadığın her bir şeyin adını pişmanlık
Yaptıklarının ise alçaklık koyacaksın ismini
Bana çektirdiğin her acının, cefanın anlamını
Başkaları da sana çektirince o zaman anlayacaksın
Gel beraber çay içelim
Yan yana, diz dize, biz bize
Sakın sonra deme bana
Sonra çay soğur belki
Ya da çay biter kim bilir
Çayla beraber muhabbet biter
İster inan ister inanma
Ben seni çok sevdim
Tek şahidim kalbim değil
Kavgalarımız şahittir sana olan sevgime
Tıpkı geceleri yatağımı ıslatan gözyaşlarım gibi
Yada inanmazsan bana
Yalnız olmak içimi acıtmaz ama
İçimdeki yalnızlık
Bu sefer beni neden bu kadar hırpaladı
Sorularda kendimi arıyorum ama
Sadece soruyorum
Gülsem kaç kişi var ki bu hayatta
Bana eşlik edebilecek söyleyin
Ağlasam gözümdeki yaşları
Kimler silecek yere düşmeden
Boynum yere eğilse kaldıracak
Tüm acılarıma ortak olacak
Çekilin önümden beni bana bırakın
Sahte samimiyetleriniz, oyuncu duruşunuz
Yalancı gülüşleriniz bana göre değil
Hayatımda boşa yer işgal etmeyin artık
Ben mutlu olmayı kendimle denerim
Ha varsınız, ha yoksunuz bende
Bu gece de yine sensiz uyuyorum
Tıpkı yarın sensiz kalkacağım gibi
Sen benim yaşanmamış hayallerim
Bekleyip de bir türlü kavuşamadığım
Hasretini içime mezar yapıp gömdüğüm
Yarım sevinçle beni bırakıp gidenim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!