Öyle içten bir şarkısınız ki bayım,
Bırakın gözlerim yollarınızı beklesin,
Sizin sözleriniz yüreğimde dinlensin.
Ellerim hiç alışkın değil ki ellerinizi tutmaya,
En azından uzaktan görsem saçlarınızı.
Bakışlarımla sımsıkı sarılsam size,
Bursa bugün yorgun,
Havasında bile hüzün hakim,
Cuma selaları yankılanıyor minarelerde,
Uludağ yine beyaz örtüsünü çekmiş gözler üzerine.
Kimi gündelik iş koşuşturmacası,
Kervan uğramaz, yol geçmez vahalar,
Çöllerden kurak bereketsiz topraklar,
Ne gönül bağlar, ne âşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdâlar.
Kuralsız şehirler, bin yıllık konaklar,
Kapılar eski
Menteşeleri eriyor
Zaman, mekan, yıllar bir bir eriyor
Belki gün gelir de çalarsın diye
Küçük bir aralık bıraktım
Sen dışında biri girmesin diye
Satırlardan kelimeler akarken sayfalara,
İşte benim gönlümde sana böyle akardı,
Görünce kış mevsimim dönerdi ilkbaraha,
Kurumuş dallarımdan filizlenirdi mevsim meyvaları.
Sen, parmak uçlarıma düşen bir kar tanesi,
Dudaklarından esiyordu akşamın yelleri,
Gözlerin geceye meydan okuyor gibiydi,
Ellerinden devşirir Gülhane lalelerini,
Sen ki en güzel çiçeğisin baharın görebileceği.
Akşamın fecriyle aydınlanırsa sokaklar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!