Anne… baba… kardeşlerim…
Bir kere de ben konuşayım,
siz sadece dinleyin.
Bana neden böyle bakıyorsunuz?
Ben sizin yabancınız değilim.
Sadece eskisi gibi değilim diye
beni hemen “deli” diye mi çağıracaksınız?
Biliyor musunuz,
ben ne zamandır kendimle kavga ediyorum?
Kimse sormadı.
Herkes bana kızdı,
ama kimse neden sustuğumu merak etmedi.
Anne,
sen “Oğlum, kendine gel” diyorsun.
Nereye geleyim anne?
Ben kendimi nerede bıraktım,
onu bile hatırlamıyorum.
Baba,
sen hep güçlü olmamı istedin.
Ben de sustum.
Yıkıldım, sustum.
Kırıldım, sustum.
Canım yandı, sustum.
Şimdi neden konuşunca
“Deli olmuş” diyorsunuz?
Kardeşim…
Sen de bazen benden uzak duruyorsun.
Gözlerindeki korkuyu görüyorum.
Merak etme, ben hâlâ benim.
Sadece içimde
sizin göremediğiniz bir savaş var.
Beni hiç dinlemediniz.
Ben ağlarken
“Erkek adam ağlamaz” dediniz.
Ben korkarken
“Büyüdün artık” dediniz.
Ben yorulurken
“Dayan biraz” dediniz.
Ben ne zaman
“Ben artık dayanamıyorum” dedim?
Hatırlıyor musunuz?
Hayır.
Çünkü ben onu da
içime attım.
Sonra bir gün
içimde atacak yer kalmadı.
Şimdi bana kızıyorsunuz.
“Niye böyle oldun?” diyorsunuz.
Ben böyle doğmadım ailem.
Beni hayat böyle yaptı.
Bazen geceleri
duvarlarla konuşuyorum diye korkuyorsunuz.
O duvarlar beni sizden daha çok dinledi.
Ben onlara ağladım.
Onlar beni susturmadı.
Ben onlara derdimi anlattım.
Onlar bana
“Abartıyorsun” demedi.
Bazen kendi kendime gülüyorum.
Çünkü ağlamaktan yoruldum.
Bazen susuyorum.
Çünkü konuşursam
yıllardır sakladığım her şey
üstünüze dökülecek.
Ve ben sizi üzmek istemiyorum.
Ama siz de beni üzmeyin.
Bana acımayın.
Benden utanmayın.
Benden korkmayın.
Ben sizin çocuğunuzum.
Bir hastalık değilim.
Bir yük değilim.
Bir utanç hiç değilim.
Ben sadece
biraz sevgiye,
biraz sabra,
biraz da anlaşılmaya muhtacım.
Anne…
Bana sarılmak yerine
neden hep “Geçecek” diyorsun?
Baba…
Bana “Güçlü ol” demek yerine
bir kere de “Yoruldun mu?” diye sorsan olmaz mı?
Kardeşim…
Benimle dalga geçmek yerine
bir kere yanıma otursan olmaz mı?
Çünkü ben sizden
çok büyük şeyler istemiyorum.
Sadece beni eskisi gibi
aileden biri olarak görün.
Ben deli değilim…
Ben kırgınım.
Ben kızgınım.
Ben yorgunum.
Ve en kötüsü…
Ben hâlâ sizi seviyorum.
Belki de en büyük sitemim bu.
Bunca şeye rağmen
hâlâ sizi bekliyorum.
Hâlâ bir gün
yanıma gelip
“Biz seni anladık…”
diyeceğiniz günü bekliyorum.
Ama ne olur o gün
çok geç kalmayın.
Çünkü insan bazen
çığlık atarak değil,
sessizleşerek kaybolur.
Ben de gün geçtikçe
biraz daha susuyorum ailem…
Biraz daha eksiliyorum.
Beni deli sanmadan önce
bir kez olsun sorun:
“Senin canın neden bu kadar yanıyor?”
Belki o zaman
deli olmadığımı değil,
sadece çok uzun zamandır
yardım beklediğimi anlarsınız.
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 03:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!