Sevdaların koyu kırmızı
Rüzgarların neden bu denli sert
Öfken neden bu kadar öfkeli
Yanlışa mı bu tahammülsüzlüğün
Yoksa doğruluğun mu taşıyamadığın
...
Senin olsun
Rengi gözlerinin
Bakışların senin
Sıcaklığı ellerinin
Gülüşün, sevinçlerin
Senin olsun yüreğin
Emin oldum
Ki o bir şiir
Düşünebildiğim
Yazmayı düşlediğim
Belki yaklaştığım
Ama hiç yazamayacağım
İçim yanıyor
Nerden bileceksin
Kırdım
Hem de kırıldım
Koştum önce anneme sarıldım
Sonra yıldızlara sardım
İyi değilim velhasıl
Yüksek bir yerden
Hızla düşüyorum
Rüyamda gibi
Ama rüya değil
Gözlerim açık...
Küsmekle küsmemek arasında
Aklını veremiyor ellerine
Gülmekle ağlamak
Koşmakla durmak ortasında
Hükmedemiyor elleri iplerine...
Kıpır, kıpır kıpırdamalı
Döndü mevsim
Yağmur, yağmur gece
İniyor şimdi yüreğime...
Yakalandık apansız
Titreme nöbetlerine...
Islanıyor sokağım
...
“Sen de olsaydın keşke”
Dedim ya hani, dalmışım
Bakışımın erişebildiği
En ötelerde sen de kalmışım
İki dize yaklaşırken sana
Bakışıyoruz birbirimizle
Aynadaki resmimle
Kapıyorum gözümü
O da kapıyor
Açıyorum ağzımı
O da açıyor
Girdabındayım...
Ekin sarısı bir devinim
Kesiyor nefesimi...
Azcık soluk, azcık can?
Yosun kokusunda bahar...
Kışı da andırıyor dokunuşlar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!