Gecenin bir yarısında
uykularımın en koyusunda
ansızın yatağımdan fırlayıp da
pencereme koştum dün gece.
Dünya yerli yerinde duruyor mu?
Sokak lambasının ışığı yanıyor mu?
Yitirilenler sokağına yolum düştü geçende.
Özlem akıyordu yokuş aşağı,
hasret kokuyordu buram, buram.
Nereden gelir nereye gidersin diye sordular.
Diyemedim, ümit satar, sevinç alırım diye.
Dilimin ucuna gelmişken tam sözcükler
Şu dağ yok mu?
Şu dağ
Aklım sensizlikle vuruşurken
Akşamların ateş dansında
Kaç güneşi yuttu
Işığımı çaldı o dağ
Sen
Uzak bir diyarda
Perdeleri kapalı
Bir pencerenin ardında
Oluşumumu
Tamamlatıyordun
Sensiz bir mevsimin
Manası yitik
Keyfe keder akşamlarında
Bakışlarının
Fısıltılarını hissediyordum
Nasıl oluyordu da?
Bir melodi sanki kulaklarında esen...
Bir minik busecik dudaklarına teğet geçen...
Gecenin bir yarısı gönlünün kapısını çalan
veya erkenden dokunuşu ile uyandıran
birer kırmızı balık olduğunda düşlerin
aklının havuzunda dolanıp duran
Bir devrandır
Dönüp duruyor işte
Binalar yerli yerinde
İnsanlar yorgun, dalgın
Koşuyorlar evlerine
Bir parça sükûnete...
...
lâl akşamlarını içtim
kaybolana dek göklerce
kör karanlığında gecelerin
kandım dudağından suskuya
tam çözecekken sırrını alemin
Akşam da akşam
Bir kar yağar inceden
Şiirlerce, iyi dileklerce
Kapladı, tuttu yolları
Dışarıda kar
İçimde göz yaşlarım
Anılar tozuyor çamlardan
Kar taneleri yüzüme çarpıyor
Yıllar sonra soğuk bir kış günü
Sıcacık hatıralar canlanıyor
Azcık değişmiş buraları biz gideli
Fısıltılarımız, gülüşmelerimiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!