Ne garip bir dünya değilmi ?
Olmaz denilen şeyler olur
Olur denilenler ise olmaz,
Belki bir kağıda herşey yazılır
Fakat yüreğine sinermi bilmem
O ayrılık mektupları yazdığın elinle
Her şey alınır sanırdı insan,
oysa ilk alışını doğarken yaptı.
Ruhunu giydirip bir bedene
dünyanın ortasına bıraktılar onu;
karşıma geçti ve ağladı,
henüz kendinden habersizken.
Git,hiç birşey demeden git.
Onlarca verilen sözler gibi git.
Sensiz bu iki günlük hayata tutunamıyacağımı bilerek git.
Nasıl olduğumuzu bilirdin ya;
Yaz ve kış gibi bizi ayıracak bir semavi yok.
Afeoditin okuna saplandık sanki
Hani bazı özel sözler vardır
Demek isteyip de diyemiyeceğin
Boğazdan geçipde kursakta kalan;
Benimkisi iki kelimeden fazlasıydı belki
Sonuçta seni iki kelimeye sığdırmak zor
Gerçi kelimelerlede anlatılması güç.
Yüreğin sanki bir postane
Şahısların mektuplarını alıyor
Benim duygularımın süresi bitmiş,
Kapattığım zarfı özlem tutuyor
Kusursuz bedeninin kusur bulduğun yerleri
Hasret bırakıyor beni
Gündüzler için geçerdi geceler,
Ayın yükselmesi için batardı güneş;
Günler bir birlerini iter sıkışırlardı takvimler
Seni severken sayardım yıllarımı.
Sanarsınki hapisteki mahkum benim,
Duvardaki çiziklerin arkası kesilmez;
Tüm tenleri yırttım senin teninde kaldım
Güzel tenin yetmezmiş gibi birde kokun,
Sayamadım fakat kaç sokak öteden aldım
Hislerle aram iyi değil fakat;
Seni derinimde,içimde bir yerde hissettim.
Hayat öyledirki;
İleriye doğru yaşanır
Geriye doğru anlaşılır
Bazı pişmanlıkları sonradan anlamak gibi
Ne kadar garip değilmi
Pişmanlıkları ilerde anlıyoruz
Zamanın başlangıcından belirliydi herşey
Ne dünyalar vardıda boşluk içindeydi
Yaratıldı iki avuç insan yabancılıkla
Hissetmediği duyguları yaşadı.
Bir miktar sevgi bağı kurdu
Tutundu yıllara belkide düştü mezara
Sevmek haram mıdır ki ?
Bu kadar yorgun ve bitapım
Ah güzel gözlerine bitkin olsam durmadan
Gözlerini unutmam sesini hatırlatır
O renktirki bu kadar müptela
Öyle bir kızdı ki Bu kadar muhteva.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!