Erken çöktü yine soldu gençliğim
Çağlayıp akıyor gönül bağımdan
Uzayan yol gibi dönemeçliyim
Kırıldı kol kanat dal budağımdan
Mehtap'lı karanlık gam dolu gecem
GÖNÜL DEFTERİ
Gönül defterimde bir ocak yaktim
Gün görmeyen yüzüm gülecek diye
Bir kolye bilerzik bir küpe taktım
Yar gelip gönlünü verecek diye
Hal bilmez Laf anlamaz bu gönül denilen şey
Amansız isteği var dert etme kendine bey
Sakın ha boş bırakma keyfe keyif katar hey
Hapset ki şu gönlümü yar bulup sevişmesin
Sıkı tut sımsıkı sar eyleme girişmesin
GÖNÜL ERİ HAK İÇİN ARZUSUNA ULAŞTI
Bozkırın ortasında Elmalı’da gün doğdu
Yeşerip filizlendi toprağına baş koydu
Aşık Veysel otağı birliği kuran oydu
…Yüreklerde kor ateş yandıkça yara açtı
Gönül penceremi açtım, belki gelirsin diye
Ya bir güneş ya bulut ya bir yağmur olarak
Hasretin yüreğimde senden kalan hediye
Saklarım bir sır gibi kaybetmekten korkarak
Sevdan yüreğimde kapanmaz perden
Yazım kış etmeden gel karagözlüm
Ömrümün son demi gönül sahnemden
Çekilip gitmeden gel karagözlüm
Açılmış dalında mevsim baharım
Kaşına gözüne kurban olduğum
Gel dersen bu gönül gelmez mi niye
Ya ılık bir nefes ya tebessümle
Gül dersen bu gönül gülmez mi niye
Sevda rüzgârında savrulup durdum
Adın dilimde bir hece
Ben kıymetin bilmez miydim?
Seni gördüğüm o gece
Gel deseydin gelmez miydim?
Sararmış gülün yaprağın
Ömrümü verdim sana birçok şeye değerdin
Gözlerinden yaş akar ağlamaya gelmişsin
Gün gelir belki bir gün belki sende severdin
Sanki şu Lal dilimi bağlamaya gelmişsin
Geçen zamanı bile kıskandım senelerden
Ne bende hal kaldı ne sende derman
Eriyor içimde yağım gelsene
Geçer mi yıl böyle sensiz bir zaman
Pas tuttu bak gönül dağım gelsene
Ne kadar sevmiştik ne kadarda biz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!