Dört mevsim baharda kırmızı güle
Yol gösteren odur garip bülbüle
Ferhat`ı kul edip, Mecnun`u küle
Dön deren bu kudret bu aşk değil mi?
Her sözde bir mana var bir keramet
BIR DERTTE SEN AÇMASAN YAR
Benim derdim bana yeter
Bir dertte sen açmazsan Yar
Yanarım dumanim tüter
Şu bahtım ne kara nede bahtiyar
Ya nehir çağlayıp dolarsa bir gün
Gözümde canlanır bütün anılar
Göğsünde güllerin solarsa bir gün
Elbette takdir bu ederim mihnet
Turnam nere giden yolun ne yana
Nazlı yardan bana bir haber getir
Yükledim göçümü dert kervanına
Dayanma gücüm yok ara, bul getir
Kimseye derdimi açamıyorum
Beklerim bir zaman bir haber deyi
Yaz üç beş kelam edip yel ile gönder
Kalp kalbe ne yapar gam yıkar beyi
Geç kalmasın bari tel ile gönder
Gözlerim yollarda beklemek çok zor
Gönül dergâhında bir Pazar açtım
Döndükçe dön derdi beni kendine
Topraktan neşrolup toza bulaştım
Dediler ki hayat zaman zengine
Her parçamın biri bin yerde kaldı
Ortalarda bıraktılar
Yürek yangın yeri gibi
Aşk ataşında yaktılar
Et ve kemik deri gibi
Kime hal desem hal oldu
Şu garip dünyanın şu haline bak
Mevsimi bir başka yazı bir başka
Bir güzeli sevdim dediler yasak
Bakması cilvesi nazı bir başka
Sevmeyi bilmeyen sevgiye ne der
Derme çatma yapılmış kerpiçten yıkık evler
Yaz baharı bir başka bir başkadır Sivas'ım
Yılları imrendiren köklü asil zadeler
Canlı bir kalkan gibi taş, toprağı Sivas'ım
Boz bulanık ırmağı çağlayıp coşkun akar
BİR BULUT BİN DAMLA” Şiir Şöleninin Ardından
Değerli Dostlar
26 Haziran 2010 tarihinde Şiir şöleni için İlimize gelen ve ilimizde bulunan şair,yazar ve gazetecilerimiz tarafından Şiir Şöleni hakkında bir çok yazı yazıldı yerel basın ve televizyonlarda herkes konuya farklı açıdan baktı ve gördüklerini nasıl algıladı ise öyle yorumladı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!