Bu nasıl bir devran bu nasıl zaman
Kibirli kin kimin başına geçti
Gelmesin nazara aman ha aman
Kırk fındık kırdırıp yaşını geçti
Böylemi düzene düzen katılır
BAŞIN DİK DAĞLAR
Ne heybetli başın yamaçların var
Nasıl eğildiniz eğdiniz dağlar
Zannettim bu diyar başka bir diyar
Kaç arşınla göge değdiniz dağlar
Baştan savıp geçme öyle
Çok derinde yaram hekim
Başka çare var mı söyle
Gelecek mi sıram hekim
Görmedim eş dosttan vefa
Görünmez yollarım sarp ve karanlık
Kimi bir yol arar kimi zorbalık
Bırak gam kederi boş ver bir anlık
Dost ile atılan taş başka olur.
Ne mevsim durdurur ne kış ne boran
Her derdin ilacı merhemi boldur
Zevk ile sefası başka olur çayın
Bardak, bardak boşalt bir daha doldur
Zevk ile sefası başka olur çayın
Buhar olup dağ bayırda dolaşın
Dalgalan şafakta göklere nispet
Uğrunda ne Güneş batar Bayrağım
Gök kubbeye gelin olmaksa kısmet
Kim yazar kim seni satar Bayrağım
Kanımdan almışsın kırmızı rengin
Bu bir rüzgâr deyip geçer sanmıştım
Eriyip akışı gel sen bana sor
Bir güzel yüzünden sevdalanmıştım
El gibi bakışı gel sen bana sor
Çektiğim bu derdi bunca acıyı
Bahardım ben kışa döndüm
Garip bir baykuşa döndüm
Gözümde gözyaşlarıyla
Geldim geri başa döndüm
Ne sevdim nede sevildim
Sanma ki kalbim yok yürek yok sanma
Sevdim sevilmeyi başaramadım
El açtım kaç kere yalvardım amma
Gülüp eğlenmeyi başaramadım
Yanardağ misali yandıkça sönüp
Sarardı yaprağım soldu gül benzim
Başımın belası hasret denizim
Yıllar sana sözüm zaman sen bizim
Derken birden bire biten geceye
İsyan ettim isyan o an her şeye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!