2001 doğumlu amatör yazar. Çeşitli dergilerde öyküleri, şiirleri ve denemeleriyle yer almanın yanı sıra editörlük ve mütercimlik de yapmıştır.
Eskilerde güzel anılarımızın,
Pamuk şekeri düşlerimizin camisi;
Şimdilerde her bir duvarı bunalım yansıması.
Odasında oğlumun uzundur oynanmamış oyuncakları
-bu aralar yurt dışında herhalde-
Duvarlarda karanfil fotoğrafları,
saat sıfır beş sıfır beş
bu tesadüfü işaret bil dilek tut
nasılsa umutsuz yaşayamaz insan
sevgi olmadan da yaşayamaz
mutlu olmadan da
madem öyle niye hâlâ boş mezarlığım?
Herkesin vardır sıkıntılı günlerinde koşa koşa vardığı bir yareni. Sırlarını anlatır, mutluluğunu geri ister ondan. Öznel bir meseledir ama bence en iyisini ben buldum: deniz. Ama her deniz değil! Sahilin sonundaki kayalıklara tırmanıncaki deniz. O benim.
Denize bir bak,
Kuşlar ve gemilerle,
Mutluluk verir.
içimde büyüyen bir uğultu:
fazla kalabalık,
fazla gürültülü.
öyle bir sıkışık,
öyle bir dar ki
gökyüzü bile fazla geliyor
keşke uyanmasaydım dediğim bir rüya.
bir Zeki Demirkubuz filmi gibi,
güneşli bir güne elveda.
problem değil,
elimde balonlarla bekleyebilirim neyi beklediğimi bilmeden.
kelimeler
bazen o kadar yetersizler ki
hatta duygular;
onlar bile yeterince hissetirmiyor kendilerini
hâl böyle olunca
ağlasam ne fayda
odamın en yalnız köşesi
penceremde pek kalabalık bir şehir,
fazla kalabalık.
neden bu kadar kalabalık?
nereye gidiyor bu insanlar, nerelerde yaşıyorlar?
kuşluk vakti
omzumda ceketim ve ben
arşınlamaktayız kaldırımları
ne kibar sarışın kalmış rüyada
ne yağmurlu geceden bir ebem kuşağı kırıntısı
dalar giderim böyle zamanlarda
eskiden her şey daha güzeldi sanki
insanlar sıcacık gülümserdi
zaman böyle akıp gitmezdi
ölmemek değil, yaşamak tercih edilirdi.
sanki ayrı bir çarpardı dalgalar kıyıya
kadınlar daha zarif
uykusuz ve tasalı bir gece,
gecenin karşısında bir baykuş ben.
şafak çöküyor
sanki beni bana hatırlatıyor
şu kalabalık dünyada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!