3.BÖLÜM
Uyuyan dev
Bir uyansa
Çalkantıları hissedecek
Sancılanacak Kybele
Dumuzi
Öykü: Bir gerektirmeden ötürü İnanna yer altına sürülür. Kocası Dumuzi ağlayıp toz toprak içinde debelenmesi, sevgi göstermesi gerekiyordu bunu yapmaz. Üstelik kadınlarla eğlenceye dalar. İnanna bir yolunu bulup izinle yer yüzüne çıkar ve Dumuziyi işret vaziyette yakalar...
Acı çekmeni gerektiren bir sürü,
Neden var iken,
Pek âlâ;
Acı çekmemeni gerektiren de bir sürü,
Neden var:
Açılıyorum buram buram,
Bir hal bilmeze.
Soluyorum dürülüyorum
Kabuğuma içime.
Boğuluyorum boğuluyorum.
Ne güzelde
Oynaşa oynaşa,
Dökülüyor dalında.
Baharın çiçeği.
Ayrılığa mı?
Olgunluğa mı?
Bir seni bilirim, deli gönlüm,
Esmende!
Bir de yarı,
Fırtınalar koparmada sende!
Öfkende, düm düzsün.
Üzüyorsun beni ah!
Üzüyorsun çok
Çok ama pek çok
Bir vaadim yok sana
Anlamaklğına.
Bir uçmak var
Hevesine o anda.
Bir susmak var
Devasına bu yanda.
Gidip gelmeler arasında:
Süre bir an olmakta.
2] Sonuçta aidiyet ocak bağları, gelişmelerin seyrine göre düzenlenip, kurallaşıp, anlamlanıp üzerinde foyasını ortaya koyacağınız, temel düzlemsel ve zaman bağlı davranışçı zemini oluşturacaktır. Bu gide gide toplumların ilerlemesi ile soyutça, kanılara dek anlamalardan çok somut nesnelce olanın anlamalarına, biçimlenecektir. Günümüze gelindiğinde, bunun bilgi ve deneysel temeli daha çok ağırlıkla, toplumsal oluşuyla, daha bir ön planda olacaktır.
Burada soyut kanı anlaması üzerinde bir paragraf açayım. Soyut kanılarınız hiçten gelmez. Bu sizin bir içsel zaman düzlem girişmenizin yansımasıyla ve dıştaki eylemsel etkimelerle ve etkilenmenin somut yansımalarının girişen bir marifetidirler. Başlangıç dönemi atalarımız, bu girişmeleri, deneysel bilgi ve tecrübeleri içinde okuyamadılar. Nedence okunamayan çevrenin meydan okuması bir tür kendilerini ikna edici kanışla okudular. Çevrenin hitabı, zihnin kontrolsüz (deneysiz) işleyiş anlamaları ile ortaya konmasından ötürüdür ki, hitabı olan anlamalar çarpıtılarak; kişi öznel haz ve elem duyguları kadarı içine minnetçe kişi duyguları da katılacaktan, geliştirilen anlamalardır.
Bu yüzden soyut anlamaların etkileri de, somut kaynaklıdır. İnsanların daha eylemlerini, nedensellik bağı ile ilişkilenemediklerin dönemlerine dek, bilgisizlik ürünü anlamalarıdırlar. Bu gibi okuma, anlama ve yorumlamalar, insan düşünmesinin soyuttan soyut üretmesidir. Soyut ve somut kanıcı anlamalarımız, girişen, geliştirilen, organize kılınan bir yansıtma ve yansıtılışlar manzumeleridirler de.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...