Sevdayı da vururlar
Bir ihanet sevdanın
İç kurdudur, oyar oyar
Ne yangına ne aşağılanmaya doyar
Ansızın bom boş kılarla küt yıkar
Seren olur kırılmış direk gibi düşer
Yarin yanağını bal ederken
Cefasını
Akvaryumda beslerken
Izgarasını
Seviyoruz işte
Yok ötesi
Küçücük adam
Büyücek dünya
Fena şeyler
Fena şeyler deyip
Bırakmazlardı
Kendini haline bırakmazlardı
Nal sesi uğultuları, homurtulara
Düşgele saçılmalarımla, düşerken
Kaybolan bir hayallerim
Ve bir yelken açışla sen demelerim var
Yaklaş olur nal sesince
Sen gittin ya
Ebem saltanat
Dedem padişah
İçimize açılır
Çıkılamazıyla sokak
Toplumsa tabyamızdır
Seleksiyon dediğimiz mekanizmayı nasıl anlamalıyız? Bunu birim olaylara nasıl yaslamalıyız? Doğanın diyalektiği, nasıl bilinçlenirler. Bu yazıyı okuduğumuzda bunları anlayıp, bunların kıvılcımlaşmalarını oluşturmalıyız. Seçme ayıklama, bir bağ ve ilişki durumu özel bağıntısı olmanın girişme tipidirler.
Düz bir alan düşünelim. Bu alan, dört bir tarafa bakan ve bağıntıları olan bir sonsuzluk gibi davranır. Bu alan içinde bulunduğunuz yere göre diyelim size 500 metre uzaklıkta; doğu güney doğrultusunda 300 metre derinlikle, 50 km uzunlukta,100 metre eninde keskin inişli bir kanyon olsun.
Zihninizde sonsuzluk gibi davranan alan, bir yönü ile sınırlanmış olur. Artık doğu-güney doğrultusu içindeki alanınız içine pek bir yabancı insan tehdidi giremez. Alan bir yanıyla ve kendilikten bir seçme ayıklama gerçekliğine uğramış durumdadır. Buna kimse karar vermemiştir. Kanyon kendi şartlarıyla oluşmuştur.
Sosyo toplumsa alan bir üretme bir tüketme alanı olmakla, entropi biriktiren alandır da. Sosyo-toplumsa alan içinde sizinle ve sizin dışınızdaki nedenle entropi birikir.
Sizler entropiye karşı kullanılır olan enerjiyi düzene dönüştürmek için sisteme daima yeni enerji girdisi yapmak zorundasınız. Bu nedenle üreten emek gücünden, girdisi yapılan enerjiyi karşılama yapmak zorundasınızdır.
Sekans (aksam) hareketi birbirine göre hareket olmakla, basit söylemle eşit kollu terazi gibi çalışırlar. Eşit kollu terazide kefeler birbirine denk olan bir düzey konum içinde olmakla birbirine uç uca olur düz çizgi (eksen) hareketli konumları kefelere referans olmakla, kefeler bu referansla dengededirler.
Ölüm, hep üşür de
Soğukluğunu biz duyarız
Eridu!
Yaşamın soluğu
Yaşam şehri...
Budalaca, nehre koşan
Ilık bir sevda ateşi
Dokunurken tenime
Kralın külahı
Dağlarda köroğlu'yum gelir senime
Bahar hazan olsa
Dirim; sahne
Ve kendisini yazan eylem olur
Ne yitikler durur
İçimizle bağır bahçe




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...