Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Hissetmezsiniz de
Tek tek konarlar
Hayatın dalına
Birikince çok ve kalabalıklar
Çekilmez olurlar
Onca goncaları

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bugünde bir esinti yazayım dedim.

Ha dedi, ol demi dikkat ile meyl ettik
Duyduk ki sözü; ne ham idik, ne de yettik

Demi olda kırar rüzgar, yatışır hemle

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci sistem yanılsatıcı bir imajdı. Köleci sistem kendisinin ezelden beri var olmasını söylemekle, güya kolektif sisteme açıklama olmuştu! Oysa köleci sistem gerçeği perdeler.

Köleci yapı dikey bir hiyerarşin yapıdadır. Sadece bu hiyerarşik yapı bile köleci sistemin sonradan ve bilinen yapılar üzerine inşa olmasına kanıttır. Oysa İlk ittifakı yapılar doğal olarak âdemleri grupları itibara alan yatay bir inşaydı.

Yani kolektif inşa âdemi (kişilerle) merkeziyetçiydi. Çünkü âdemlerin doğaya yönelimlerini ortaklaştıran ve âdemlerin eğilimlerini baz alan yatay dağılımla bir örgütlenme inşasıydı. Avcı toplayıcılar, savunmacılar, bakıcılar gibi örgütsel dağılımlar eş anlı ve eş güdümlü kolektif bağlanım yasası içinde her şeyi ile az çok bilinirdiler. Bu ortaklaştıran ilk aşamaydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yeter ki o avcı toplayıcı sosyal çevre, ortak sağlamaları içinde boş zaman etkinlikleri etrafında; aynı tutumla ortaklığı paylaşan bir düşünce içine gelsinler.

El mana anlayışı içinde eksik olan “ortaklaşmaydı. Ortaklaşma süreci zaten doğaya yönelimle olan kişilerin “yönelimle olan eylemlerini” ortak aştırıyordu. Ortaklaşma karşılıklı olarak kişilerin eksiğini birbirinde tamam ettiği süreçlerdi. Ortaklaştırma kendi kendisini başlatan ve kendi kendisini devam ettiren süreçti.

Kolektif alanın başarısı, süreci başlatır oluşu ve ilk üreten süreç olması yönelici eylemler üzerinde kişileri paydaşlı ortaklar kılmasındaydı. Kolektif süreçler başladığında ortada ne mülk sahibi ne rızk dağıtan irade vardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Evrensel oluşmanın dinamizmi ve yasaları şu veya bu durumla şu veya bu görünümle her şeyin temelindeydiler. Ve her şey her bir farklı tekrarlarıyla enerjinin akış yönünde gerçekleşiyordu.

Evrensel bir oluşma içinde süreklilik (biteviyelik- yeknesaklık-tekdüzelik) yoktu. Kesikli süreklilikler vardı. Bu nedenle birçok farklı olgu ve olayların kesikliğiyle birçok farklı olgu ve olayların süreklisi vardı.

Sürekli ölüm olmadığı gibi sürekli doğum da yoktu. Doğum ve ölümlerde kesikli sürekli olmalıydı. Her doğuma karşılık bir ölüm vardır demek yanlışsa da, doğumlar ölüme, ölümler de doğuma dönüşür.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir dakika 60 saniyenin bileşimidir. Bir dakika 60 saniyenin ölümüdür. Diğer her bir saniyelerden 60 saniye 60 saniye ayrılmanın doğumudur. Bir saat te 60 dakikanın ölümüdür.

Planck zamanı kütle çekiminin diğer üç kuvvetten (üç bileşik kuvvetin) ayrıldığı doğum-ölüm anıdır. Kütle çekiminin doğumu, bileşik zamanlı alanın ölümünü yaşar. Bu da saniyenin; 0, 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 000 1’i kadardır. Yani 10 üzeri -43 saniyedir.

Atom kuantum bileşimli zamanların ölümüyle doğar. Moleküller de atom sal zamanların ölümüyle inorganik ve organik doğum olarak vardırlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Güneş’in kütlesini sıkıştıran kütle çekim kuvveti, Güneş merkezinde tersine bir ısı ve ısı basıncı kuvveti ortaya koyana kadar Güneş kütlesi büzülmesine devam eder.

Kütle ne kadar büyükse büzülme ve tersine olacak dengeleyici kuvvetin ortaya çıkması o kadar hızlı olur. Kütle ne kadar azsa, sıkışma ve kuvvetlerin dengeye geleceği süreçler o kadar uzar.

Güneş’teki büzen kuvvete karşı, Güneş’in içinde doğacak ve Güneş’teki büzülmeyi önleyecek tersine kuvveti oluşacak dengeye; ısı basıncının da eklenmesi nedenle dengeler ısı basıncı lehine bozulur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sosyal olanın devinimleri büyük oranda subjektiftir. Sosyal olgu ve olayların durumları, pek çok kez, sanı ve kanıdırlar. Yani size bilinç olacak, düşünce törenizdir. Kuşkusuz bir nesnel girişme, ilişkilenme ihtiyacının, öznel anlayışla, yorumlanma sanısıdırlar.

Oysa toplumsal yapıların veya toplumsal oluşumların, sizin bilincinizden ve sizin ideal düşünmenizden ayrı, bir bağımsız, bağlantısız var oluşu, vardır. Hiçbir keyfiliğinizi tanımaz. Aksi halde toplum, çatışmacı ve üretemez olur. Toplumsal yapılar ve toplumsal sözleşmeler, bu bağımsızlık üzerine inşa olup devinir ve işlerler.

Toplumlar tarihi, halkların (etnik yapıların) oluşma tarihidir. Hiç bir etnik aidiyetlik, özel olarak kuşatılmaz. Bu tür etnik girişme kültürler, toplumsal olanı, örfi olan, feodal biçimlemelere indirgerler. Böylece ileriye yönelik sanal, toplum için çatışmacı olan, istenmeyen, ayrımcı birikmeleri sağlarlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Üçüncü bir şekilde sosyal seçilim yasası şöyle işliyordu. Eğer koyun, buğday yetiştiriciliği gibi aynı yiyecek türleri dıştaki komşu ittifakların da kutsal yiyeceği oluyorsa: bu kez "sosyal seçilim yasası yiyecekleri tüketiş, yiyecek sofralarını yerinde ve zamanında hazırlayış tekniklerine dönüşme üzerinde" yansıtılıyordu.

Totem edimle benzeşmezlik, şimdi de totem meslekli yiyecek seçilimi oluşla sosyal duygulu bir belirleyen olmuştu. Bu belirlenimin temel nedeni beslenmeyi doğada sağlama yapmaya göre totem ürününün her an elinin altında yemeye hazır bulunması nedenleydi. Bu hareket rekabeti, giderek gruplar arası kapris anlatımını da ortaya koydu

Totem meslekli ürünler, doğada sağlananlar arasındaki seçme ayıklama ve duygu oluşla dışlamalar yapılması gruplar arası benzeşmezliğin içine de yansıdı. Hatta bölge rekabeti içindeki komşu grup ceylan besleyip yiyorsa, karşı totem meslekli grup; kendi totem mesleğinin sağladığı lüks ve keyfin saygılama ve kutsamasından ötürü ceylanı; karşı grubun yiyeceği diye yemeye biliyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sosyal birlikçi totem yapılar; totem anlayışı ortak senkronlayımlı merkez kılıp; ona tüzel etki kazandırmıştılar.

Pekiyi de, sosyal totem merkezinin kendisinde ne vardı? İki oluşma vardı. Kimi kez üst üste iki çakışma vardı. Bunlardan biri sosyal grubun ağırlık noktasıdır. Diğeri de sosyal özneli bencillik odak noktasıdır. İnsan hayatının merkezinde benlik dediğimiz bencilliğimizi sürdüren oluşma varsa; sosyal ağırlık merkezinin içinde de çakılı oluşla ya da gömülü oluşla yine şahıstı bencillik (ego) vardır.

Hayat alanını oluşmak olan, içteki dirimsel atılımımız; dışta dolaşışla bir çevrim oluşturur. Nasıl dıştaki bir dolaşım; sıcağın etkisiyle bunalır, genleşirse; boyu uzar, buharlaşırsa; dolaşım olan soğuğun etkisiyle üşür, boydan kısalırsa; suyun etkisiyle ıslanır, taşınır, suya batarsa vs. Bencilliğimiz de dıştan dolaşırken türlü hal karşılaşmalarında etkilenişle bu etkileri taşır.

Devamını Oku