Alevle dokunmuş atlas gibi
Hangi rüzgarın soluğu değdi
hangi zamanın aynasından
Döküldü çağın suskun sesi
Kelimelerin ruhuna işleyen
Her sabah yeniden yeşeren
Beyaz bir örtü gibi düşer gecede
Hüzmeleri yutar da bir sır bırakır
Neşeme konar gözlerimde yıkanır
Gülüşüm donar bir şairin renginde
Her tanesi düşer düş gibi kanatlı
Göğün yaralı kalbi, kanar kızılda
Titreyen bir yalnızlık var ufuklarda
Güneş çekilir usulca çile dolmakta
Can çekişir öylece akşam olmakta
Kızıllık mora, mor karanlığa döner
Kanat gölgesinde saklı mâh-ı kamer
Esmer perçeminde aşk ile nuş eder
Ezelden ebede alamettir her yer
Semayı nazar kıldım, sen eyledim.
Kanat uçlarında nakış nakış el hak
Bezm-i elestte cânan ile ahd ettim,
Hüsnün cemâline bağrımı taht ettim
Kalp katresinden deryaları baht ettim
Mah-i ummanda kameri sen eyledim.
Ruhumu heybene koyup hayı seçtim
Her akı karasından meç ile biçtim
Gözlerinden kadeh kadeh gamı içtim
Kadehleri kırdım camı sen eyledim
Süreyyanın seyrinde süvari oldum
Kızıl kanat harlanır fecirde hüzün
Alev bahrinde ebruzen arar gözün
Katreler yanar ummanı yakar yüzün
Sularında aklandım pakı sen eyledim
Kızıl şafak hıçkırır seherde sesin
Kızıl kanat düştü suya
Kor serpildi kör kuyuya
Ateş akar aşk seherde
Yanar gönül bu kederde
Kızıl kanat esti hakkın özüne
Rahmet damladı yârin ak yüzüne
Yakûttan kevserim akan seherim
Gam şarabından mesti seyrederim
Kanatlandım semasına
Nur saçıldı aynasına
Vuslatın sır perdesine
Baktım aşkı sen eyledim
Sonsuz yola yaya durdum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!