Yükselir göğe sesimiz dostlarım
Hak ile başlar işimiz dostlarım
Kırmadık bir canı arşı rahmanı
Hoşluğu ibadet bildik dostlarım
Gönülde iman, elde hak kalemi
Gönlümün viran eteğinden
Hüzün eser dilden derinden
Oymağında seken ala ceylan
Malağında vurgun yedi duydun mu
Zamane gurbette kıldı encamı
Abda abdal oldu ruhu ilhamı
Camlar içinde can oldu endamı
Elvan döker gamın ezberinde
Vefaya sadık bir sûkut dilinde
Sen sürgün süreklerin efsunlu sesi
Sen masivadan süzülen sonsuz sızı
Karanlık saçların kement akışında
Celladım görünür şehla bakışında
Ömrün son baharında baktığın benim
Bir nisan akşamında açtım gözlerimi
Göz yaşlarım senden emanet Ey Nisan
Yürek yangın yeri dil oyalar sözlerimi
Suskunluğum senden emanet Ey Nisan
Bir nigahın gönlümde bir serv-i revan,
Bir buse-i hayalsin cânıma destan
Visalin ile oldum mestane derdan
Lahzan bahardır firkatin zülf-i hazan
Gülçehre vuslatın hulya bakar aya
Aşkın narına düccar kevn ü mekân
Bir damla yaş oldum ateşten mestan
Çöllerde yol oldum vahada müjgan
Gönlüm gönlünde dolaştı ey yar
Nar ile yoğrulmuş sabrın kelâmı
Ağlar rahmet gibi Filistin yetimi
Gönlünde büyütür acı melamı
Sedama sığmaz Filistin yetimi
Gözleri semâda, dili duâda
Bir zamanlar bir çocuk yankıydı neşeyle
Kalemler nuş ederdi tahtada bir umutla
Coşkular çığlıkta boğuldu ölümle kanla
Okullar yıkıldı neşe döndü hüzüne
Duvarlar düşerken öğretmen tek başına,
Gece benim, benim ruhumda
Sıra sıra kandiller baş ucumda
Beni sarar kollarına umutça
Kaybolurum sarmalında öylece
Rüzgarda inilti uykum kaçar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!