kalktık Başpınar’ın sabahına
geceyi üstümüzden sıyırarak değil
üstümüzde taşıyarak
bir fabrikanın gölgesi daha erken düşer burada
güneş doğmadan önce bile
insanın omzuna bir ağırlık konur
biz o ağırlığı isimlendirmedik
çünkü isim verince
insan alışır sanırız
Başpınar…
bir kelimeden çok
içine sıkışmış binlerce nefes
yarım kalmış cümleler
ve hiç söylenmemiş “yeter artık”lar
taife dediler bize
sanki kalabalığı bölüp küçültünce
yorgunluk da küçülürmüş gibi
oysa biz
aynı terin içinde büyümüş
aynı suskunluğun içinde çoğalmışız
ellerimizde bir günün izi
avuç içlerimizde
sanki ömrün fazla baskısı
çelik gibi sert sanırlar bizi
bilmiyorlar
çelik bile bazen yorulur
çatlak verir
sessizce
bir bakış yeter burada
herkesin ne taşıdığını anlamaya
çünkü herkes
bir başkasının yorgunluğundan yapılmış
akşam çökerken Başpınar’a
ışıklar yanar ama içimizde sönük kalır
çünkü biz
gündüzü bitiren değil
günü taşıyan tarafız
ve kalktık Başpınar’dan
ama kalkmak dediğin şey
her zaman gitmek değildir
bazen sadece
daha uzun sürmek zorunda kalmaktır
Kayıt Tarihi : 30.04.2026 20:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!