Sönmeyen bir güneş, karşında durur
İçini ısıtır kalplere rahmet
Alemin üstüne, sevdası vurur
Allah’ına kurban, sözde Muhammet
Neredeysen hayat, işte orada
Mekan etti Türk boyları vatana
Tanrı emri Malazgirtle kaydoldu
Kur’an-Sünnet hakim oldu atana
Hakka iman kalpde amel şartoldu
Muhammedin önderliği tutkuydu
Ölünce mallarım, hep evde kaldı
Eşim dostum aşkım, nasılda yandı
Verdiğin nasıhat, gönüller aldı
Bırakılan eser, hep bizim için
Bahattin Tonbul
5.5.2013
Esir olmuş gönlü, kar etmez artık
Mahkum yüreğine bırak sefilce
Çölleri aştıkça, güneşi sardık
Hayal ülkesine sensiz gelince
Ömrüm yok oluyor şu günden sonra
Ağlayarak Söyletecek
Kaç yıl oldu,sen bu elden, gideli
Rüzgarında yorgun düştüm tut beni
Acıları sağlatacak, bedeli
Ağlayarak sen takmıştın o beni
Maziler yıkamadı,değmemiş körpe kızı
Tohum saçıp bitmezse,ırmak olup aksana
Saçlarında rüzgarı, göğsündeki son sızı
Ağlayan o gözlere, ateş atıp yaksana
Hastahane önünde, yattım geçti seneler
Dün gece radyoda, şarkımız çaldı
Birlikte söylerdik, birlikte derdik
Dinlerken gözlerim, yollarda kaldı
Ruhumu acıtsa, yine özlerdik
Mezarın kazılmış, ben burda varım
Umudu sevdaya, bağlayandın sen
Yazı kışa kışı, yazda çağlayan
Karanlık gecede, parlayandın sen
Tükenmez aşkıma, yalnız ağlayan
Bahattin Tonbul
21.4.2013
Gece karanlığı, güneşin arı
Nefsine hakimlik, insanda yarı
Cehalet sarmışsa, ateşi narı
Gönülde aşkını, aydınlatırsın
Düşmandan korkarsan, gönlünü bağla
Kimim ben ben kimim,terk edilmişim
Mutlu günlerinde, saklanan çocuk
Gece rüyalarda,hapsedilmişim
Sesizce içimde ağlayan çocuk
Nedir bu gördüğüm sensiz bir rüya




-
Ömer Faruk Tonbul
Tüm Yorumlarbu şşirlerin bir kitap haline dönüşmesini isteririm güzel ve manlaı anlamlı dizlerden oluşmuş şiilerdir