bu gece
ceviz ağaçlarının altında yürüdüm yine
yağmur yeni dinmişti
dallarda sana benzeyen bir hüzün vardı
toprak
uzun bir uykudan kalkmış gibi kokuyordu
senin adını andım içimden
kimse duymadı
kalbim eski bir yara gibi sızladı
yalnız bahçedeki güller
biraz daha eğildi rüzgâra
eski evlerin pencerelerinde
solgun ışıklar yanıyordu
uzak mutfaklardan
demli çay ve taze ekmek kokusu geliyordu
geceye karışmış bir gölge gibi
ağır ağır geçtim sokaklardan
içimde
yarısı unutulmuş bir şarkı
yarısı sana benzeyen bir sessizlik vardı
bahar
her şeyi yeniden büyütüyor
insanın içindeki kırılmış yerler dışında
güller açıyor meselâ
yağmur ince ince düşüyor avlulara
ceviz dallarında kuşlar ötüyor sabaha karşı
ama bazı yalnızlıklar
hüznü değiştirmiyor hiç
bir ara
seni gördüm sandım
sarı bir lambanın altında
sonra
saçlarına gece değmiş bir kadın geçti önümden
kalbim eski bir yara gibi sızladı
rüzgâr hızlandı
güller kokusunu dağıttı sokağa
ve dünya
kısa bir an için
yine o ilk akşama döndü yeniden
şimdi anlıyorum
insan en çok
geçmeyen şeylere dönüşüyor
ben biraz yağmur oldum
biraz gece
biraz da
ceviz ağacının gölgesinde unutulmuş eski bir yaz
seninse hâlâ
gül kokulu bir bahar gibi
içimde dolaşan tarafın var
ve bazı akşamlar
gökyüzü mora çalınca
her şey yeniden ağlıyor içimde
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 25.05.2026 18:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!