VİŞNE ÇÜRÜĞÜ AY(RILIK)LAR
Ocak’ta en serin hisleri
Şubat’ta en derin sancısıydım anamın
Mart’ta yirmi bir umutla doğurdu anam,
son cemre düşünce toprağa…
Nisan’da komşuların tahta beşiğinde sallandım
Mayıs’ta emekledim çatlayan dizlerimle
Haziran’da eşiğine düştüm kapıların…
Birden boy verip büyüdüm Temmuz’da,
gurbete gidince babam…
Her ayrılıkta büyüdüm
Babamı gördüm
Usandım bu vişne çürüğü ayrılıklardan
Her biri akşam üstü vurulmuş bir düş
Her biri göğsümde kuruyan bir kan lekesi
Ayrılıklar, aylarca sürüp bitmiyor ki
Ay’lar, ayrılıklarca göçüp gidiyor, pervasızca
Ve bütün ayrılıkları bırakıp kalbimin en soğuk yerine
Ağustosun sıcağına sarıldım
Sendin o
Sende terliydin
Ayrılık kokuyordun
Ama korkmuyordum
Eylül’ü bana bırak
O yaralı, ben ağır yaralı
Omuzunda sonbahar
yapraklarında vişne çürüğü var
Eylül düşlerimdi,
Ekim düşüşlerim…
Kıyısına gelmişken ömrün,
bu son veda sevgili…
Sarı ayrılıkmış, derler
Uzat elini, ezan çiçeği vereceğim Helalleşelim Ekim’de
Kasım’da yapraklar örter,
Aralık’ta kar…
Başka korkum kalmadı.
Ölümse bana her gün yar!
Erdal Karadağ
21 Mart 2015
Kayıt Tarihi : 24.02.2018 01:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



