Nerdesin şimdi nerde? Söz geçiremiyorum kalbime.
Düşürdün beni çaresiz derde.
Bu çaresizlik elin dilinde,
Güller hep solar sanırdım zamanla.
Oysa solmayanı varmış gülünde.
Sana harcamışım koskoca bir gençliği.
Karanlık nedir ki
Hepsi hepsi
Bir korkunun hüzzam çöküşü
Yıldızlar gelirse aklına
Sonra güneş
Sonra yeni günde doğacak aydınlık
Meltemdi nazikçe
Ağaç dallarını incitmeden esen
Aydı denize vuran
Aşıkların sevdiği yakamozu yansıtan
Çakıl taşlarıydı
Sahildeki sesiyle sessizliğimi boğan
Dağlardan esmeden,
Nazlı yara küsmeden,
Gelecekten umut kesmedim.
Seversin diye beni,
Sana olan bu sevdam,
Beslemiş büyütmüş içinde kini,
Uzak görmüş hep sevgi nefesini,
Bilmiyor öğrenmemiş sevgi demesini,
Kinle büyüyen çocuktan ne bekliyorsunuz.
Yastığı altında hep olmuş bıçak.
Hele bir menzile varalım
Halimizden anlayan olur
Yürüyelim aşkla yol alalım
Yüreğimden tutan olur
Merdivenleri
çıkarken kırıyorsan,
inerken
ayağın boşa düşecektir…
Aydın Gürz
İlk defa merhaba dedin sonra
Ayrılığı anladım o günden sonra
Yine anladım merhaba ile
Başlayan büyük bir aşkın
Elveda ile biteceğini,
Gerçi hiç istemezdim.
Fazla mütevazi olursan,
hadsizin ne kadar had ve hat dinlemeğini anlarsın. Ve uzun sürece gevezelik dinlersin.
Aydın Gürz
Hangi dili konuştuğunu bilmem
Yürek lehçen sevimli mi?
Ne gözle baktığını anlamam
Kalp gözün mutluluğa açık mı?
Irkın rengin çokta önemli mi karışmam
Rengin tüm beyazlığı ile sade huzurlu mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!