Bitsin yıllar asırlar; geçsin zaman.
Öyle bir sevda ki başımda duman
Mevsimler geçti, etmeyelim aman.
Biriciğim eylülde kavuşalım.
Karagözün kalbimde açan yaram
Eylül
Toparlandı gidiyor
Biraz sarı
Biraz rüzgar
Biraz da hüzün bıraktı
Arta kalanlar kaldı
Eylüllerinde tadı yok artık
Ne yaprak döküyor içinde
Ne aşk kalıyor içimizde
Eylülünde eski havası yok
Gazeller sarıya çalmıyor
eylül sonrası ayazım başlar
boğazdan geçer fırtına
içime siner is
ama ben seni seveceğim şehrim
içinde hikayelerim var
Eylül vurmuştu sararan yaprakların dökülme sesini
Kimse görmemişti gidişinin sessizliğinde iç sesini
Vuran Eylül
Dökülen yaprak
Suçlu yüreğimdi
ve hiç kimse bilmedi içimde ki sesini
Huşu içerisinde isen tevazu gösterirsin fakir.
Yoksa tevazu ne gezsin sende nefsini görmezsen hakir...
Aydın Gürz
Bazen çok fazla abartmıyor muyuz hayatı ? Hiç düşündük mü mesela çocuklarımız uyuduklarında kollarımızla yatağına götürecek kadar gücüm var hala diyerek...
Aydın Gürz
Al Eline Yüreğimi
Felek ne derdin var benimle senin
Koyun oldum da kuzu ile meledim
Bir cefa verdin yüreğime biledin
Al eline eleği derdimi ele benim
Mutluluk zorda değildi o zamanlar.
İki tekerlek üstünde yaşlı bir amca. Sepetinde taşıdığı soğuk hayaller.
Dottt sesiyle çığlıklaşan umutlar.
İncecik narin bir huni içine
bu kaşıkta benden denilen sevgiler.
Aydın Gürz
Düşün
heyecanını yitiren bir aslan düşün !
tüm orman senin
ama senin keyfin yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!