Çile
Bülbül gelmiş dile
Öter bahçede gül ile
Gül bile gelmiş dile
Diken ile öter bile bile
Dili zor değilim, sana sakladım cımbızı
Kendimi unutmadım ayırdım kenara çuvaldızı
Göklerden saydım dahi bitiremedim yıldızı
Gülüyorlar bize tepeden, zayıf halka en cılızı
Aydın Gürz
Yolundan solundan dönenler de oldu
Sonra kurudu bildiğimiz göller
Sen duymazsın, bilmezsin belki de
Çok sevdiğimiz flamingolar da öldüler
Bir dağın tepesinde yangın çıktı
Çok kırdılar
Be usta!
Bugün de değil
Geçmişte de kırdılar
Dün, önceki gün
On yıl önce
çok özledim seni
vakit bir türlü geçmek bilmiyor
çiçek açmak içini baharı bekler ya
veya yağmur bulutu
işte öyle bir şey
şafak sökmek üzere mesela
Her gitme dediğimde
İçimden seni
Dünyamdan beni
Alıp gidiyorsun ya
İşte o zaman
Ben çöküyorum
Çöllerinde kurudum
Yağmur olup yağamıyorum
Senin toprak kokun
Benim huzurumdu oysa
Sana verdiğim
Tüm yağmurlu gözyaşlarımı
İçimde bitmek bilmeyen bir cû
Akılsız akla gelemeyen bir hû
Geride bıraktığın kalp ve ruhu
Al yanına, yine özüne eyle rücu
Bildiklerin gider birdenbire ani
Ahmet, Mehmet'e
Düş demiş.
Mahmut Çüş anlamış.
Düşen kar tanesi
Kırılan kalp zerresi.
İşin içinden uyanıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!