Kız kulesi hala sevdalara şahitlik ediyor mu?
Ya martılar bir lokma ekmek için kanat çırpıyor mu?
Kıskanıyor mu güzelliğini yeditepeli şehir? Peki hatıraları anlatıyor mu derdini döktüğün nehir?
Aydın Gürz
özlüyorsan git
kızma kendine
işlediyse derine
el ver eline
aydın gürz
Meltemdi nazikçe
Ağaç dallarını incitmeden esen
Aydı denize vuran
Aşıkların sevdiği yakamozu yansıtan
Çakıl taşlarıydı
Sahildeki sesiyle sessizliğimi boğan
Dağlardan esmeden,
Nazlı yara küsmeden,
Gelecekten umut kesmedim.
Seversin diye beni,
Sana olan bu sevdam,
Beslemiş büyütmüş içinde kini,
Uzak görmüş hep sevgi nefesini,
Bilmiyor öğrenmemiş sevgi demesini,
Kinle büyüyen çocuktan ne bekliyorsunuz.
Yastığı altında hep olmuş bıçak.
Sen ki aşkları çocuktuk sayansın.
Sevgiyi bilmez anlayamazsın.
Oysa bir bilsen bir şak uğruna,
Dağların delindiğini.
Mecnun olup çöllerde gezildiğini
Gururun ayaklar altında ezildiğini
aldığın hangi nefes aklında
unutulur elbet yaşanılanlar,
sözlerimin dilimde kaldığı gibi
gün gelir elbet yakılır ağıtlar...
zaman geçti
Fazla mütevazi olursan,
hadsizin ne kadar had ve hat dinlemeğini anlarsın. Ve uzun sürece gevezelik dinlersin.
Aydın Gürz
Hangi dili konuştuğunu bilmem
Yürek lehçen sevimli mi?
Ne gözle baktığını anlamam
Kalp gözün mutluluğa açık mı?
Irkın rengin çokta önemli mi karışmam
Rengin tüm beyazlığı ile sade huzurlu mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!