Şimdi senle
Kurduğum hayaller gibi hayat.
suların mavisi öpüyor göğü,
ve içimde ki bahara çalan yeşiller
yaprak açıyor yeniden.
Mazeret bir tür içsel düşüncenin oyuncağıdır. Bildiği hatasını örtmek için insanın kendi kendine veya karşısındakilere bahaneler üretmesidir. Gerçek gerekçeler ise öyle değildir. Dağ gibidir, yıkılmasını görmek insan oğlunun ömrünün yetmeyeceği kadar uzundur. O yüzden mazeret üretip oyun oynamak yerine, gerçeklerle ilerlemek en güzelidir.
Aydın Gürz
Bir zamanlar deli gibi sevmiştim.
Uğrunda ömrümü feda etmiştim.
Onun için her şeyi bitirmiştim.
Mazide kalan o aşk için.
Nasıl sevmiştim onu,
Yazılacak başka hiçbir hikayen yok diye başlayan bir arkadaş fırçasından sonra …
Hakkı var yalan diyemiyorum. Ama seni anlatabilmek kolay olmuyor. Aslında kimi zaman anlatabileceğim tek hikayem olduğunun da farkındayım. Marifetim senin gözlerine sözler söylemekten geçiyor. Senin sözlerine içerlenmekten.
Gözlerin gelip geçiyor bir pınarın içinden,
Gözlerin geçiyor her gördüğüm gözün içinden.
Ve ben her gördüğüm timsallerde seni arıyorum.
Koca çınar hemencecik yıkılır mı sandın
Sevdam biter dedin de kendine kandın
Aydın GÜRZ
kocaman bir yürek
içinde anlam
içinde mana
içinde iç var
neyin gücü
yeterki buna
Gün doğar da
Aşar dağları geçip gider güneş
Bir gölgen kalır yüreğimde
Bir de kokun geceme eş
Gün gelir de
Aşıp gelir yolları can gibi
Her yağan yağmur sonrası
Sen gelirsin aklıma
Aslımı bildiğim toprak gibi
Kokun siner ruhuma
Aydın Gürz
Kalbime zincirler vurmak vardı.
Seni sevmesin diye…
Denedim zincirlere vurdum.
Tel örgülerle cevirdim etrafını
Yalnız bıraktım senelerce
Kan ağladı durmadan geclerce
“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak “
Korkmadım hiç bir zaman, direndim namerde
O karanlık deviren bayrak var ise elimde
Razı gelmez ruhum bil ki ebedi bu sevda
Kaç mermi sıkarsan sık sadece kalır bedende




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!