sana güvenip de saldım sırrımı
senden başka kimse bilmemeliydi
milletin dilinde buldum sırrımı
aşkımız gevşeklik bulmamalıydı
gafil olduğumu ima ettin sen
güven duyduğumuz mekruh kişiler
sılayı gasp etti iller tutuldu
lezbiyenler geyler erler dişiler
kolumuza girdi eller tutuldu
şiddet cebir tehdid olmuş hazları
Ey sevdamın elden uçan sunası,
kederimle mamul ettim cinası...
Kaderde düçar olmak varmış sevgi odu‘na,
dostlar itham ediyor tutulmuşum odun’a.
saltanatım üç gün sürdü seninle
acıları yuttum üç gün hatrına
hayatımın tadı vardı seninle
avuları tattım üç gün hatrına
dördüncü gün birden değişti iklim
böylesi bir figürü yapamaz torna
müzik seslenir kulak yerine burna
sükûnet çağrısına rağmen ötüyor
ikinci senfonide üçüncü zurna
karanlık görünmeye mecbur musun ey Ufkum
zaman günortasıyken nedir bu bilinmezlik
toprakların buzlanmış üstüme dökülür kum
bâki midir çileli ömürde silinmezlik
suçu dışarda değil hep kendimde aradım
sevgide tevazu da para etmez kibir de
bir salıncak kurdum hasat yerine
sallanırsın diye bir umudum var
kalbimi oyuncak pusat yerine
kullanırsın diye bir umudum var
ne zaman gelirsin bilmem beriye
sen benim aşkıma gardiyan olsan
söz olsun hücremden çıkmayacağım
ayda yılda bir de uğrayan olsan
yine de sevmekden bıkmayacağım
vaadimde sabit kalmak niyetim
sevgi bahçemizi gülistan yapıp
çimler miyiz vakti gelince aşkın
gözlerden bir damla muhabbet kapıp
mimler miyiz vakti gelince aşkın
sabrın mükâfatı olsun buluşmak
seninle buluşmam taşır mı mâna
içilmez senle bir bardak çay rezil
güneş bir parça şavk etse cihana
istersin kendine bolca pay rezil
gezdiğin yerlerde ot nebat bitmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!