elini elimde hiss edebilsem
murada ermeye yeterdi ömrüm
bütün zorlukları kefede bilsem
hak terazisinde tüterdi ömrüm
denize vardı mı o berrak akış
ayımız mayısmış güller açıyor
şakrak bülbül güle seni söylüyor
denizde balıklar hızlı kaçıyor
attığım ağ-file seni söylüyor
vücudlar miskinken yürek cenktedir
hayatı bilir mi çekmeden adam
sazında telleri bükmeden adam
Samsun'un medar-ı iftiharıdır
müzikde son asra hükm eden adam...
neler çektin sen neler bu dünyada oy gönlüm
siyasete girersen dosttan gelmez oy gönlüm
bu hayat karşımızda bir engelli duvardır
bu hengâmeyi ister sıva ister oy gönlüm
niyetim aidiyet makam-ı segâhına
adı kara sevdadır ak demeye getirme
kavuşmamıza mâni fesadın tezgâhına
yıkanmıştır temizdir pak demeye getirme
sana istikametdir benim için tek taraf
sen herşeyi benden bekledin ama
kararsız bakışım delal* değildir
kolumu dayayıp buğulu cama
sendeleyip düşmem kelal* değildir
yollara dökülmüş çokca kelime
En güzel nasihat müflislerden gelirmiş!..
sevmek oyun değil aziz arkadaş
önce sevda seni bayasıya sev
hazır ol sevdana vermek için baş
sonra tahayyülle ayasıya sev
Kar yağmıştır o dağlara,
Nilgün beni unutmuştur (Feyzi Halıcı)
ben sanmıştım ki sen beni unuttun
ufkuma gün gibi doğdun hoş geldin
Aynada görünen son kırık tebessümlerin
şahikası toprağı yeşertmiyor bu günler
kırılgan sevdaların müessif ölümlerin
tuğrasında mateme mahkûm olmuşsa dünler
ahiri ve evveli küllen zarar ziyandır
ne olur Rabbim, beni bu komadan uyandır
artık ciddi bir şey konuşalım mı
içinde ne öfke ne de hırs olsun
sohbetle yanalım yanışalım mı
kayb olan mevsimler bize ders olsun
dünyanın haline ermiyor aklım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!