ben
gülüşüne hasret
uyanacaktım.
sen,
güneşe inat
dogacaktın.
işte nefes tükendi,
sonunda bitti ömür.
ellerim iki yanda,
başım sol yana dönük.
ALLAHIM huzurunda,
boynu bükük perişan.
unuttun
gülü dalında,
yolcuyu handa,
geceyi koynunda,
acıyı dudagımda.
unuttun.
güneşin sıcaklıgında
gökyüzünün maviliginde.
aklıma sen gelirsin,
yüregim kan aglar.
nerede güzel gözler
uzun saçları görsem.
Hangi mevsim hangi bahar farketmez,
bir sabah uyanmadan az önce.
dudaklarında türkü gözlerinde çiçekler,
odanın kapısında sevdiğinin hayali.
çıplak vucudunu yalayan hasret yeli,
hangi ressam çizebilir tablonu
hangi şair şiirlerde sen yazar.
tarihlerde hangi yazar yazarki
param parça parçalanan yüregi.
hangi deniz dalgalarla anlatır
hep kışın başlar, tutkulu denen aşklar,
havadan mı, kardan mı, sisten mi belli degil.
belkide gecelerin çok uzun olmasından,
veya aşık olunacak yüregin yoklugundan.
bense hep yalnılıkla geçirdim o kışları,
hep dogdun şafaklarda
reddin akşamlarında.
kanlı bir bıçak gibi,
yakarak yüregimi.
gözlerime bakarak,
bu sevdayı terk edip aniden çekip gittin,
tüm yaşananları silip, bir meçhulde kayb oldun,
bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var derler,
gözlerimin gönlünde hatırı kalmadımı?
hani hiç tükenmeyip, yıllarca sürecekti,
yıllar yılı kandırdı, yalancı sevdalarla
sevda degirmeninde ezdikçe ezdi beni.
ben mana dünyasında yagmurda yıkanırken,
onun maddi çarkından kurtulmak istiyorum.
istedimki birleşsin teni tenimde benim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!