yıllarca
konar göçer gezdim,
yüreginin etrafında yar.
canımın canı
cümle ömrümün var
kalbimin sururi
yagmurun buluttan ayrılışı,
karın sessizce yagışı gibi.
dalın agaçtan kopuşu gibi,
sende bir gün kopacaksın benden.
işte, o zaman kıyamet kopacak,
o zaman yagmur aglayacak.
dün gece bir korkuyla uyandım yatagımdan,
yılların özlemleri bir,bir geçti önümden.
hasretn alev,alev,damla,damla yaş oldu,
meger ne kadar çok özlemişim istanbul.
sensiz geçen günlerin küllenen alevleri,
yoklugun hasretiyle kavurdu bedenimi.
çok acele ettim,
balıkçıl kuş gibi,
hemen daldım okyanuslarına
söz vermiştin ya,inandım sözlerine.
hiç bırakmam asla terk etmem demiştin
mevsimlerden yine kış,aylardan şubat ayı,
güneş dönmüş dırtını,ısıtmıyor yurdumu.
hak,adalet peşinde,koşuyoruz diyenler,
fakir yok, fukara yok, yaygarası yapanlar.
işte size manzara.
bagladın ellerimi,
körettin gözlerimi
dagladın bedenimi,
şimdi sen mutlumusun.
dizlerimde takat yok,
sesim çıkmaz nefes yok.
dün gece bir ölünün mezarında agladım,
gözyaşlarım ıslattı kabrin mermer taşını.
ruhumu acı keder sararken adım adım,
dün gece bir ölünün mezarında agladım,
mezar benim mezarım aglayan yine bendim.
dur, birazcık olsun dur,bak,
bakma, toprak diye kabristana.
kulak ver,dinle sukutu iniltisine,
benziyormu o kalbi büyük yigidin sesine.
ey mezarlık, ne acaip alemsin,
tarihin ne kadar köklü, ne kadar derinlerdesin,
kaç defa okşadı saçlarını bahar,
kaç defa öptü dudaklarından bahar.
kaç defa güneş dogdu gözlerinde,
kaç defa ellerini tuttu yar.
yüreginde sızıların çogaldı mı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!