bu günü unutma
her yılın bu ayında.
kalbimi kırıpta
yerlere attıgını.
her yılın bu ayında
tek tek vurduk kapısına kaderin,
inad edip girmem dedi içeri.
tek tek vurduk sazın ince teline,
tel kırıldı çalmam dedi saz teli.
tane tane çaldık yürek kapısı,
inat edip almam dedi içeri.
aştım dagı taşı, derya denizi,
girdim gülistana güller bozulmuş.
geçtim taşlı çayı, arap suyunu,
bag bozumu olmuş, baglar bozulmuş.
egildim bir tas su içim dereden,
yagmurlar karışmış, çamur karışmış.
hüzünlerin şarkılarındanmı,
içtigin meymi yoksa yılların mı.
hasretlerin bıçak gibi,
bakışların,uzaktaki çocuklugunda,
gözyaşların mı,
işte o sensin.
ERKEK
seviyor ölümüne
başına tac ediyor.
tüm imkanları veriyor
yere basma, üstüme bas diyor,
Çokmu agır geldi,
taşımaktan yoruldunmu.
sevdanın agır oldugunu biliyordun,
biliyordun, kaçmak niye.
varmıydı terketmek,
bırakıptagitmek.
kapattım gün doguşlarımı,
günbatışlarım kaldı bana.
bir kagıt misali,
bir hayal perdesiydi sanki.
hep karanlıklarda görüyorum hayalini,
ıssız gecelerde asılı kalan gözlerimde,
sevdan keskin bir bıçak,
yılların hasretine acımasızca.
vurdu darbelerini,
aşkımın dudagımdaki gülü,
parçalandı darbelerle,
damla damla kan oldu,
şehrin tam orta yerinde,
oldukça geniş bir alan,
bir tarafında okullar,
ana caddesi diger tarafta,
çocuk bahçesi aşagıda,
cıvıl,cıvıl,renk,renk,
bir varmış.bir yokmuş
aslında her zaman varmış.
dünya kuruldugundan beri
aşk.
osmanlı döneminde
sarayın en ateşli şairi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!