kimsesiz yalnız ve dilsiz
günboyu insanlarla yüzyüze.
binlercesine gülümseyen,
yol gösteren yardım eden.
hiç konuşmayanlar.
bazen cvanlı kırmızı,
bazen bir dag başında,
bazen ovada.
bir garip oturur hep tek başına,
gözleri uzaklarda, gözleri ufuklarda.
kum saatinin sessizliginde,
bakar..bakar.
inadına tutunacagım hayata,
yıkacagım tüm bendeki senleri.
kıracagım bagladıgın zincirleri,
uzaktan gülüşlerine inat,
hayatı zehredişine inat.
ne varsa bende seni
sırt sırta dayanmış koca daglar
mahzun.
güneş bütün öfkesi ile tepelerinde
ateşten tepsi.
gece hıncını alırcasına
ayaz,
hep acılar yüklendi.şu gönül postasına,
bir acı çıglık ile girdi son rotasına.
gittikçe uzaklaştı,rayların gürültüsü,
gözyaşları kapattı gözlerin görüntüsü.
ne sallanan bir mendil,ne kalkan bir el gördü,
öyle çok şey ögretti,
hayatın acı yönü.
yok yok sade o degil,i
yaptıkların da yetti.
bedenin buz tutarken
yüregimde fırtına
kapanıyor tek,tek,bir,bir,
ömrümdeki tül perdeler.
damla,damla tüm yagmurlar,
tükeniyor birer,birer,azar,azar,
sana olan tutkularım sevdalarım,
yagmur gibi hasretlerim,vuslatlarım,
ne kadar uzakta olursa olsun,
daglar girse aramıza,
nekadar zor olursa olsun,
ölüm girse aramıza,
ben sevdanın delikanlısı
sen aşkımın efendisi,
bin ömrüne yemin ettin,
ben biterim,ömrüm biter aşkım bitmez demiştin.
günler geçti mevsim kıştı,
unutuldu yeminler.
gözyaşları, aglayışlar,yeminler,
gözüm görmez gözlerini görmezsem,
denizin karayla birleştigi yerdeyim,
öfkesi dinmiyor,oldukça hırçın.
gökyüzünde akbabalar telaşlı,
toprak aglamaklı,toprak perişan.
bakışlarında nefret,ışıgında öfke var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!