ayaklarım çöllerde,
başım karlı daglarda.
kanları karışıyor,
baş ile ayakların.
yüregimde mecnunun yanan ateşi,
gözlerimde kenanın dinmeyen öfkesi,
bazen bir yunus gibi daglarda ovalarda,
b azen bir çoban olup üfledim kavalıma.
yalın ayak yarı aç, kanayan ayaklarla,
dikenler acısıyla gezdim dagda ovada.
yunus gibi yana yana aglayarak,
önce çarpılmışmıydım
yok yok şaşırmıştım.
birden masmavi denizlerde buldum kendimi,
yüzdükçe, derinliklerine dalıyordum gözlerinin.
yıllarca mutlulugu arayan bendim,
yoluma engeller koyan sen oldun.
kaderle kolkola girdigim zaman,
kollarımı kesen sen oldun,neden?
yüzüme baktıgın,kirli yüzünde,
ne oldu sana böyle,yıllar sonra aniden,
sebebsiz gidişinin aslı neydi, ne oldu.
yıllarca yaşanan mutlu anlar adına,
aniden gidişinin sebebini açıkla.
durma öyle uzakta, bakma köşe başında,
en çok aradıgın yerlerde, gözlerim
yalnızlıgımı hatırlatır gece yarısı.
gökyüzüne açılan her pencerenin
sesleri beynimde yankılanır,durur.
bir acıyı dogurur şafagın grisi,
yorgunluktan kurtulmamış caddelerden,
yandım
denize düşen bir gül misali
hasretin çöllerinde.
yagan hazan yagmurları gibi,
kuruyan gözpınarlarında.
ikimizi gördüm.
acımasızlıgın
gecelere vursada.
şafakları sarsada,
fidan veren taze sürgünü
saran, sarmaşık gibi,
sarsada ruhunu acımasızlık,
yagmur durmadan yagsa,
toprak doymasa susuzluga.
ben sana doyamadım,
yine yalnızım, yine tek başıma.
erise dagların karı,
dinse hasretin acısı.
vurmabeni kurşunlarla,
asma kenetlerle hiç.
ölmemi istiyorsan eger,
zaten ben gözlerinde çarmıha gerilmişim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!