bazen bir yunus gibi daglarda ovalarda,
b azen bir çoban olup üfledim kavalıma.
yalın ayak yarı aç, kanayan ayaklarla,
dikenler acısıyla gezdim dagda ovada.
yunus gibi yana yana aglayarak,
Bir kadın....
gözlerinin ışıgı ellerinde,
geçmişini işliyor, ilmik, ilmik.
gelecegi,gün ışığına hasret.
Bir kadın....
önce çarpılmışmıydım
yok yok şaşırmıştım.
birden masmavi denizlerde buldum kendimi,
yüzdükçe, derinliklerine dalıyordum gözlerinin.
en çok aradıgın yerlerde, gözlerim
yalnızlıgımı hatırlatır gece yarısı.
gökyüzüne açılan her pencerenin
sesleri beynimde yankılanır,durur.
bir acıyı dogurur şafagın grisi,
yorgunluktan kurtulmamış caddelerden,
yandım
denize düşen bir gül misali
hasretin çöllerinde.
yagan hazan yagmurları gibi,
kuruyan gözpınarlarında.
ikimizi gördüm.
yagmur durmadan yagsa,
toprak doymasa susuzluga.
ben sana doyamadım,
yine yalnızım, yine tek başıma.
erise dagların karı,
dinse hasretin acısı.
açan güle,öten kuşa,bülbüle,
gökyüzüne,yıldızlara, güneşe,
sokaklarda avaz avaz bagırarak sor beni,
sevmiyorsan kirpiklerin ok eylede vur beni.
yedi iklim,dörtmevsime,
aralıga,agustosa sor beni.
vurmabeni kurşunlarla,
asma kenetlerle hiç.
ölmemi istiyorsan eger,
zaten ben gözlerinde çarmıha gerilmişim.
yaar!
yüregim yaar..gel görki neler var.
yar dedim,yar aşkına,
yardan yara,atladım yar aşkına.
hak bir gönül verdi bana,
ha demeden hayran oldum,
harman yeri yüregim,
bir arena şimdi.
toz,kan.kin içiçe,
kalem diye kılıçından kan damlar,
kemik sesi feryadlara karışır.
ya düş kılıcımdan damla damla kan gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!