Prensesler ülkelerine dönsünler lütfen
Ben İspanyolca yı nereden bileyim
Böylede güzel olunmaz ki
Ya da ben sürgüne gideyim
Ah bu prensesler...
Gönül çelen iştahsızca bakan prensesler...
Tüm sınavlardan geçmiştim
Bir senden kalmıştım.
Ah rüzgar esme esme aklıma getirme.
Bir deniz kenarında olsam
Bir çınarın altında.
Ah esme rüzgar
Sana serbestti bütün şiirlerim
Kafiyesiz, hiçbir uyumu olmayan.
İmla kurallarını hiç umursamıyordum.
Ucu kör bir resim kalemiyle yazıyordum.
Kömür gibiydi.
Küçük boy resim defterinin en arka sayfasına yazıyordum.
Sana gelmek istiyorum.
Senli günlere
Senin olduğun her yere
Bir bayram günü, hem de şeker bayramı
Sabah kalkmışım şeker topluyorum...
Mevsimin hiç farketmez , yaz da olsan olur kışta.
Beni bulmaz bana dokunmaz başıma gelmez deme.
Senıde bulur beni de.
Senin de başına gelir benim de.
Bir yerde ölüm yazar bir yerde gurbet
Bir yerde sıla yazar bir yerde umut..
Hayat bir oyun sende inan sende oyna..
Selamsız sabahlara uyanan ey genç!
Sen...
Çarşambayı perşembeye bağlayan bir geceden habersiz gibisin.
Kaşkolun askı da kirden kayış gibi olmuş.
Senin ne umurunda.
Arala şu perdeyi biraz güneş girsin.
Bin kişiyle yattığımız yataklardan, sabah yapayalnız kalkıyorduk.
Asırlardık yalnızdık.
Ve pişmandık alın yazımız buydu.
Aslında bir öfkeye mahkum etmemiştik her şeyi,
İçinde sitem vardı, özlem vardı, yakarış.
Bir yemin ettiğimiz yerden çoktan dönmüştük.
Bir kez daha yitirmiştik benliğimizi.
Benliğimizi bitirmekle beraber kaç kişinin de benliğini bitirmiştik.
İnsanlığı bitirmiş,insan olmayı bitirmiştik.
Leş gibi ortada ortalıkta duran bir karakter.
İnsanlıktan yoksun.
Şeytandan medet umarcasına yaşayan
Aynı şarkıyı yüz defa,bin defa dinlemiştik.
Kimisinde ağlamış,kimisin de gülüp geçmiştik.
Bir hayal kurmuştuk
Çatılı evler,bahçesinde tavuklar,kuşlar,kafesler...
Bir resim çizmiştik
Bulutlar pembeden...
Şu derdimden ne dağlar anlar ne bağlar anlar
Ölüp gitsem şu dünyadan ne anam ağlar ne yarim ağlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!