Sonsuz mutluluk var avuçlarında
Tutamıyorum
Yollar taşlı yollar sarp istesem de
Aşamıyorum
Koşmak nedir unuttum hatta
Yürüyemiyorum
güneşli tepelerindeki yaban güllerine erişmek zor
yalçınlarına göğüs gerip
başarılırsa ala bezenmek
yüreğe yerleşir yakıcı bir kor
an gelir puslu bir sabah olur
Sinsice
Avuçlarımda yandı
Yaprağına çizilmişleri hiçe sayan yoncalar
Geceye dumanı dokundu
Döndü maviye
İçinden yüreğim geçti
Beni dinleyecek bir mahkeme bulunca
İnceden ellerimi
Sessizce gözlerimi
Çığlıklarla söz dinlemez aklımı
Şikayet edeceğim
Yazıp durdum onca zaman
Hoş
Ne söylesem satırlar boş
Başladığım her cümle
Bitirdiğim hikayelerden uzun
Dönüp bakıyorum
'Gitti de gitti'
Diyor kulağımda müzik
O desin o beni hüzünlendirsin
Sen deme olur mu şiir gözlüm
Sen 'kalıyorum da kalıyorum' de bana
Ben coşarım
Bir sille
Bir tokat
Doğru oluşumaydı bu mükafat
Yalana sığınmayışımın
Kem bakışa tapmayışımın
Mertlikten kaçmayışımın
İstemeden oldu yine
Elime geliverdi kaçar olduklarım
Belki bir gün diye ümitle salınırken damlalarda
Buhar oluşların sancısı kırıklı
Kimsesiz olan sahiplenmek adına yapıştı
Bu ne telaş
Nasıl bir hengâme
Neyle yarış içindesin
Zaman mı hayat mı
Hızlı genç bir ölüm mü düşlediğin
Çoklarla dolu ama biçildiği kadar mı
Bugün
Her şey daha bir karışık gibi
Daha bir keşmekeş
Asık bütün yüzler olanlara alışık
Ve bütün yüzler doksandokuza sırnaşık
Gelse de can bulsam dediği yar sanki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!