Gece ince bir tül gibi omuzlarıma düşüyor,
penceremde rüzgâr var, içimde bekleyiş…
Bir kadın konuşuyor içimden—
benim sesim, benim kalbim:
*“Aşkı arıyorum ben,
adı konmamış bir sığınak gibi…
Sevgi diyorum,
ama en çokta güveni ... fısıldıyor kalbim.”*
Çünkü bilirim,
güven varsa kök salar her şey,
bir ağacın toprağa tutunduğu gibi
sessiz, derin, görünmez…
Ben bir adam bekliyorum,
öyle masallardaki gibi değil belki—
ama gerçek,
ama kalbiyle gelen.
Dağ gibi olacak,
yaslanınca yıkılmayacak…
Liman gibi olacak,
fırtınamda beni saklayacak…
Ve yoldaş olacak,
yanımda yürüyecek, önümde değil, arkamda değil.
*“Bekliyorum…”* diyorum,
sabırla, umutla,
zamanın içinden süzülerek.
Birlikte gülmeyi istiyorum,
öyle kahkahalarla değil sadece—
gözlerimizin içi gülerek…
Mutfakta un içinde kalıp
birbirimize bakıp gülmeyi,
yan yana film izlerken
aynı sahnede susmayı…
Her şeyi paylaşabilmek,
en çok da suskunlukları.
*“Var mı böyle bir aşk?”* diye soruyorum gecelere,
yıldızlar cevap vermiyor ama sönmüyor da…
Belki bu bir işarettir.
*“Var mı böyle bir adam?”*
kalbim usulca diyor ki:
“Varsa bile, o da seni arıyordur…”
Ve ben bekliyorum,
azalmadan, eksilmeden—
çünkü biliyorum:
en çok güven ağır basar kalpte,
ve doğru gelen,
geç kalmaz… sadece zamanını bilir.
Kayıt Tarihi : 23.04.2026 14:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!