Yanında Kendim Olmak
Sana rastladığım gün,
daha güçlü olmadım.
Daha gerçek oldum.
Çünkü insan,
sevildiğini hissettiğinde
en çok maskelerini çıkarıyor.
Sen,
eksiklerimi saymadın.
Onlarla birlikte
gülümsemeyi öğrettin bana.
İşte o yüzden,
kalbim seni
kusursuz olduğun için değil,
yanında kusurlarımı saklamak zorunda kalmadığım için sevdi.
Aşk,
birini kendine benzetmek değildir.
İki ayrı yolun,
aynı gökyüzüne
saygıyla bakabilmesidir.
Birlikte yürürken
ne sen önde oldun,
ne ben.
Bazen sen beni taşıdın,
bazen ben seni.
Ama hiçbir zaman
birbirimizi küçültmedik.
Şimdi anlıyorum;
En büyük yakınlık,
aynı duyguları yaşamak değil,
birbirinin büyümesine
sevinç duyabilmektir.
Ve ben,
sana tutunmak için değil,
seninle birlikte
daha cesur bir insan olabildiğim için
seviyorum seni.
Çünkü gerçek aşk,
iki insanın birbirinin gölgesinde kaybolması değil,
aynı ışıkta
kendi yüzünü bulabilmesidir.
Aşk
Ömrün Akşam Işığı
Aaaaaaaaaşkkk
Akşam usulca indi bahçeye,
Çınarın gölgesi uzadı biraz.
Bir serçe, dalında son türküsünü söyledi;
Ben yine seni düşündüm, biraz.
Mevsimler geçer, biliyorum,
Yaprak sararır, rüzgâr unutur izini.
Ama insan, bir kez gerçekten severse,
Kalbi unutmaz hiçbir mevsimi.
Bir fincan çayın buğusunda
Yüzünün sıcaklığı dolaşır hâlâ.
Dün dediğimiz şey uzaklaşırken,
Sevdan yaklaşır bana.
Aaaaaaaaaliiii
Çünkü aşk,
Bir ömrü uzatmak değildir yalnız;
Geçen her günü,
Birbirinin kalbinde yeniden doğurabilmektir.
Oooooooooooyyyy
Çünkü aşk,
Bir ömrü uzatmak değildir yalnız;
Geçen her günü,
Birbirinin kalbinde yeniden doğurabilmektir.
Aaaaaaaaaşkkk
Ne zenginlik ister bu gönül,
Ne de sonsuz baharlar.
Yeter ki adın,
Akşam ezgisi gibi düşsün yıllara.
Bir gün saçlarımız bembeyaz olur,
Ellerimiz zamanı anlatır sessizce.
Ben yine aynı gözlerle bakarım sana;
İlkbahar nasıl dönerse çınara öylece.
Aaaaaaaaaliiii
Çünkü aşk,
Bir ömrü uzatmak değildir yalnız;
Geçen her günü,
Birbirinin kalbinde yeniden doğurabilmektir.
Oooooooooooyyyy
Çünkü aşk,
Bir ömrü uzatmak değildir yalnız;
Geçen her günü,
Birbirinin kalbinde yeniden doğurabilmektir.
Aşk
Aşk,
insanı daha iyi,
daha cesur,
daha merhametli yapan
en uzun yolculuktur.
Ve ben,
o yolun hiçbir yerinde
elini bırakmak istemiyorum.
Aşk
Yağmur ince ince düşüyor.
Çınarlar sessizce dinliyor gökyüzünü.
Ben ise her damlada
biraz daha sana benziyorum.
Bilirsin,
özlem insanı eksiltmez.
Sevda varsa içinde,
eksilen yerleri ışık doldurur.
Aşk
Adını Taşıyan Akşam
Akşam olunca
şehir yavaşça susuyor.
Bir tek kalbim,
adını yüksek sesle söylemeye devam ediyor.
Seni sevmek,
uzun bir yolculuk gibi değil;
aynı pencereye
her gün yeniden umutla bakmak gibi.
Yağmur ince ince düşüyor.
Çınarlar sessizce dinliyor gökyüzünü.
Ben ise her damlada
biraz daha sana benziyorum.
Bilirsin,
özlem insanı eksiltmez.
Sevda varsa içinde,
eksilen yerleri ışık doldurur.
Bir gün ellerin
ellerime yeniden değerse,
dünya hiçbir şey olmamış gibi döner;
ama ben,
ilk kez yaşamış gibi gülerim.
Ve olmazsa da...
Sana duyduğum sevgi,
kırılmış bir dal gibi kurumaz.
Köklerini kalbime salmış bir çınar olur;
mevsimler değişir,
o yine göğe doğru büyür.
Çünkü gerçek aşk,
kavuşmakla değil,
bir ömür boyunca
aynı kalbe sadık kalabilmekle güzeldir.
Aşk
Evrenin en büyük keşfi,
yeni bir yıldız bulmak değil;
bir insanın kalbinde
kendine ait
bir sonsuzluk bulabilmektir.
Aşk
Kuantum Sessizliği
Evren,
en küçük sırlarını
sessizlikte saklıyor.
Sen de öyle...
Sana her yaklaştığımda,
kalbim
ölçülemeyen bir ışık gibi
çoğalıyor.
Belki aşk,
hesaplanacak bir büyüklük değildir.
Ama bütün denklemleri
anlamlı kılan
görünmez bir sabittir.
Yıldızlar,
ışıklarını yıllar önce yola çıkarır.
Senin gülüşün de
öyle ulaştı bana;
ben fark ettiğimde,
çoktan içime yerleşmişti.
Maddenin özü
enerjiyse,
ruhun özü de
sevmektir belki.
Çünkü sevgi,
bölünmez bir parçacık gibi
her ayrılığın içinden
yeniden doğmayı bilir.
Ve anladım ki,
evrenin en büyük keşfi,
yeni bir yıldız bulmak değil;
bir insanın kalbinde
kendine ait
bir sonsuzluk bulabilmektir.
Aşk
Şehir akşamı omuzlarına almıştı.
Ben, adını cebimde taşıyordum.
Kimse bilmiyordu;
insan bazen en ağır yükünü
bir tek kelime diye saklayabiliyormuş.
Aşk
Bir Çınarın Gölgesi Kadar
Şehir akşamı omuzlarına almıştı.
Ben, adını cebimde taşıyordum.
Kimse bilmiyordu;
insan bazen en ağır yükünü
bir tek kelime diye saklayabiliyormuş.
Sen gülünce
pencereler biraz daha gökyüzü oldu.
Çay usulca soğudu masada;
biz, zamanı konuşmadan içtik.
Aşk,
birbirimize benzemek değildi.
Aynı yağmurun altında
başka başka ıslanmayı göze almaktı.
Ellerin,
uzun bir yolculuktan dönen kuşlar gibi
yüreğime kondu.
O gün anladım;
bazı kavuşmaların adresi haritalarda değil,
kalbin en sessiz odasındadır.
Senden sonra
yalnızlık bile sesini alçalttı.
Çünkü sevilen bir insanın ardından
gürültü bile incinmekten korkar.
Bir gün
saçlarımıza akşam iner,
çınarlar yaşlanır,
şehir başka yüzler giyer.
Ama ben,
ilk baktığın o anı
ömrümün en genç mevsimi gibi taşıyacağım.
Çünkü aşk,
bir insanı değiştirmek değil;
onun yanında,
kendinin en güzel hâline usulca dönüşmektir.
Aşk
Bir Çınarın Gölgesi Kadar
Şehir akşamı omuzlarına almıştı.
Ben, adını cebimde taşıyordum.
Kimse bilmiyordu;
insan bazen en ağır yükünü
bir tek kelime diye saklayabiliyormuş.
Sen gülünce
pencereler biraz daha gökyüzü oldu.
Çay usulca soğudu masada;
biz, zamanı konuşmadan içtik.
Aşk,
birbirimize benzemek değildi.
Aynı yağmurun altında
başka başka ıslanmayı göze almaktı.
Ellerin,
uzun bir yolculuktan dönen kuşlar gibi
yüreğime kondu.
O gün anladım;
bazı kavuşmaların adresi haritalarda değil,
kalbin en sessiz odasındadır.
Senden sonra
yalnızlık bile sesini alçalttı.
Çünkü sevilen bir insanın ardından
gürültü bile incinmekten korkar.
Bir gün
saçlarımıza akşam iner,
çınarlar yaşlanır,
şehir başka yüzler giyer.
Ama ben,
ilk baktığın o anı
ömrümün en genç mevsimi gibi taşıyacağım.
Çünkü aşk,
bir insanı değiştirmek değil;
onun yanında,
kendinin en güzel hâline usulca dönüşmektir.
Aşk
Sana Doğru
Seni sevmeye başladığım gün,
kendimden vazgeçmedim.
Tam tersine,
içimde yıllardır susturduğum
bir sesi ilk kez dinledim.
Meğer insan,
başkasına yürürken
kendine de yaklaşabiliyormuş.
Sen bana
mutluluğu vaat etmedin.
Yalnızca,
korkmadan yaşayabileceğim
bir gökyüzü açtın.
Aşk,
birbirini tamamlamak değil belki;
iki ayrı yalnızlığın
özgürce yan yana yürüyebilmesidir.
Beni değiştirmedin.
Yalnızca,
fazlalıklarımı usulca düşürdün.
Bir ağacın
sonbaharda yapraklarını bırakması gibi...
Şimdi biliyorum:
Sevgi,
sahip olmak isteyen ellerde değil,
özgür bırakmayı bilen yüreklerde
uzun ömürlüdür.
Ve ben seni,
sonsuza dek benim ol diye değil,
kendin olarak kalabildiğin sürece
hep sevebilmek için sevdim.
Aşk
Sen bana
mutluluğu vaat etmedin.
Yalnızca,
korkmadan yaşayabileceğim
bir gökyüzü açtın.
Aşk,
birbirini tamamlamak değil belki;
iki ayrı yalnızlığın
özgürce yan yana yürüyebilmesidir.
Beni değiştirmedin.
Yalnızca,
fazlalıklarımı usulca düşürdün.
Bir ağacın
sonbaharda yapraklarını bırakması gibi...
Aşk
Sana Doğru
Seni sevmeye başladığım gün,
kendimden vazgeçmedim.
Tam tersine,
içimde yıllardır susturduğum
bir sesi ilk kez dinledim.
Meğer insan,
başkasına yürürken
kendine de yaklaşabiliyormuş.
Sen bana
mutluluğu vaat etmedin.
Yalnızca,
korkmadan yaşayabileceğim
bir gökyüzü açtın.
Aşk,
birbirini tamamlamak değil belki;
iki ayrı yalnızlığın
özgürce yan yana yürüyebilmesidir.
Beni değiştirmedin.
Yalnızca,
fazlalıklarımı usulca düşürdün.
Bir ağacın
sonbaharda yapraklarını bırakması gibi...
Şimdi biliyorum:
Sevgi,
sahip olmak isteyen ellerde değil,
özgür bırakmayı bilen yüreklerde
uzun ömürlüdür.
Ve ben seni,
sonsuza dek benim ol diye değil,
kendin olarak kalabildiğin sürece
hep sevebilmek için sevdim.
Aşk
Ben,
sana baktığım o ilk sessizliği
unutamam.
Aşk
Belki dünya
yine gürültüyle dönecek.
İnsanlar
birbirini aceleyle geçip gidecek.
Ama ben,
sana baktığım o tek anın
bütün ömrümden daha dürüst olduğuna
inanmayı sürdüreceğim.
Aşk
Kalbin İtirafı
Seni sevmek,
mutlu olmak değildi yalnız.
Kendimden sakladığım
bütün karanlık odaların
kapısını açmaktı.
İnsan,
en çok sevdiğinin yanında
çıplak kalmıyor.
En çok,
kendi ruhunun karşısında
çıplak kalıyor.
Ben sana
kusursuz bir kalp getirmedim.
Kırıkları vardı,
sessizlikten yorulmuş duvarları,
gecelere sinmiş korkuları...
Sen onları onarmaya çalışmadın.
Yalnızca
yanlarına oturdun.
İşte o gün anladım;
Merhamet,
aşkın en sessiz adıdır.
Çünkü sevgi,
bir insanı değiştirmek için değil,
onun yaralarını
utandırmadan taşıyabilmek için vardır.
Belki dünya
yine gürültüyle dönecek.
İnsanlar
birbirini aceleyle geçip gidecek.
Ama ben,
sana baktığım o tek anın
bütün ömrümden daha dürüst olduğuna
inanmayı sürdüreceğim.
Ve eğer ruhun
bir evi varsa,
ben onu
senin gözlerinde değil,
beni olduğum gibi kabul eden
sessiz yüreğinde buldum.
Aşk
Eğer hayat,
herkese biraz keder,
biraz sevinç dağıtıyorsa,
Ben payıma düşen en güzel umudu
senin adında buldum.
Aşk
Gece Aynasında
Gece,
eski bir aynayı
gökyüzüne astı.
Yıldızlar,
kimsenin okuyamadığı
eski bir mektubun
harfleri gibi titriyordu.
Sen geldin.
O anda
duvardaki saat
zamanı göstermeyi bıraktı;
yalnızca
kalbimin sesini saydı.
Gözlerin,
uzun zamandır kilitli duran
bir odanın penceresini açtı.
İçeri,
çocukluğumun unuttuğu
ışık doldu.
Bazen düşünüyorum;
Acaba seni mi sevdim,
yoksa seninle birlikte
gerçeğin düşe benzeyen yüzünü mü?
Çünkü aşk,
her şeyi açıklamaz.
Bazı sırları
daha da derinleştirir.
Sabah olunca
şehir yeniden
bildiği telaşa döndü.
Ama ben,
gecenin cebinde unuttuğu
bir yıldız gibi,
hâlâ senin adının
ışığında yaşıyorum.
Ve biliyorum;
Gerçek sevda,
gözlerin gördüğü değil,
ruhun uyandığında
kaybetmek istemediği
o sessiz mucizedir.
Aşk
Az Söz
Sana "seni seviyorum" demedim.
Çünkü bazı sözler, çok söylendiğinde eskir.
Yanında yürüdüm.
Rüzgâr vardı.
Bir çınarın yaprakları önümüze düştü.
Hiçbirini konuşmadık.
İyi oldu.
İnsan, en çok sustuğu kişiyle yakın olur bazen.
Sen elimi tuttun.
Dünya değişmedi.
Deniz yine dalgalıydı, kuşlar yine göç ediyordu, akşam yine erkenden geldi.
Ama ben, aynı adam değildim.
Sevgi, gürültü çıkarmaz.
Bir taşın ırmağın içinde yıllarca sessizce yuvarlanması gibidir.
Keskinliğini kaybetmez, yalnızca incinmeyi bırakır.
Bir gün yollar ayrılırsa,
arkandan büyük cümleler kurmam.
Sadece,
bir çınarın gölgesinde durup
bir zamanlar
orada birlikte yürüdüğümüzü
hatırlarım.
Bu bana yeter.
Çünkü gerçek aşk,
anlatılınca değil,
yaşanınca büyür.
Aşk
Sana sadece "seni seviyorum" demedim.
Aşk
Şimdi ben,
hayatımın tarihini yazacak olsam,
En önemli dönemi
senin adınla başlatırım.
Aşk
Zamanın Dipnotu
Kimse aşkı
yalnız bugünde aramasın.
Çünkü her kalp,
dünden taşıdığı izlerle
yarına yürür.
Ben seni tanıdığımda,
yalnız bir insanı değil,
çocukluğundan kalan sessizlikleri,
yenilgilerini,
küçük sevinçlerini de sevdim.
İnsan,
geçmişinden ayrı sevilemez.
Nasıl bir nehir
kaynağını inkâr edemezse,
bir yürek de
hatıralarını silemez.
Belki bu yüzden
aşk,
anı unutmak değil;
ona yeni bir anlam vermektir.
Seninle geçirdiğim her gün,
ömrümün kenarına düşülmüş
küçük bir dipnot gibi görünüyordu.
Sonra fark ettim:
Bazen dipnotlar,
metnin kendisinden daha uzun yaşar.
Yıllar geçecek.
Takvimler değişecek.
Şehirler yeniden kurulacak.
Ama bir insanın,
başka bir insana gösterdiği içten merhamet,
hiçbir tarihin eskitemeyeceği
en sessiz belgedir.
Ve ben,
hayatımın tarihini yazacak olsam,
En önemli dönemi
senin adınla başlatırım.
Aşk
Akşam,
perdeyi usulca araladı.
Şehir,
ışıklarını birer birer yakarken,
içimde
sönmeyen tek lamba
sen oldun.
Bir zamanlar,
aşkın yalnızca
çiçek açan bahçelerde yaşadığına inanırdım.
Meğer
en derin sevgiler,
sessiz odalarda,
kimsenin duymadığı
iç konuşmalarda büyürmüş.
Pencereme vuran yağmur,
adını heceleyerek aktı.
Her damla,
ulaşamadığım bir mevsimin
habercisiydi.
Bazen insan,
sevdiğini değil,
onunla kurduğu ihtimali özlüyormuş.
Sonra sen geldin.
Hayaller,
gerçeğin elini tuttu.
Ve ilk kez,
umut
bir yanılsama gibi değil,
yaşanabilir bir sabah gibi
doğdu.
Şimdi biliyorum;
Aşk,
kusursuz bir masal değildir.
Eksik cümlelerin,
yarım kalan düşlerin,
yeniden cesaret eden iki kalbin
en güzel hikâyesidir.
Ben seni,
hayal olduğun için değil,
gerçeğin içinde bile
mucizeye benzediğin için
sevdim.
Aşk
Meğer
en derin sevgiler,
sessiz odalarda,
kimsenin duymadığı
iç konuşmalarda büyürmüş.
Aşk
Akşam,
perdeyi usulca araladı.
Şehir,
ışıklarını birer birer yakarken,
içimde
sönmeyen tek lamba
sen oldun.
Aşk
Bazen insan,
sevdiğini değil,
onunla kurduğu ihtimali özlüyormuş.
Sonra sen geldin.
Hayaller, gerçeğin elini tuttu.
Ve ilk kez, umut
bir yanılsama gibi değil,
yaşanabilir bir sabah gibi doğdu.
Aşk
Aşk,
kusursuz bir masal değildir.
Eksik cümlelerin,
yarım kalan düşlerin,
yeniden cesaret eden iki kalbin
en güzel hikâyesidir.
Ben seni,
hayal olduğun için değil,
gerçeğin içinde bile
mucizeye benzediğin için sevdim.
Aşk
Dünyayı değiştiren şey,
büyük kahramanlıklar değil;
bir insanın,
başka bir insanın kalbine
nazik davranmayı seçmesidir.
Aşk
Yanında Kendim Olmak
Sana rastladığım gün,
daha güçlü olmadım.
Daha gerçek oldum.
Çünkü insan,
sevildiğini hissettiğinde
en çok maskelerini çıkarıyor.
Sen,
eksiklerimi saymadın.
Onlarla birlikte
gülümsemeyi öğrettin bana.
İşte o yüzden,
kalbim seni
kusursuz olduğun için değil,
yanında kusurlarımı saklamak zorunda kalmadığım için sevdi.
Aşk
Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 28.06.2026 23:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!